Bir sanık hakkında hem görevi yaptırmamak için direnme (TCK m. 265) hem de hakaret (TCK m. 125) suçlarından dava açılmıştır. Sanığın, polise karşı tek bir eylem bütünlüğü içinde hem fiziki direnişte bulunması hem de bu sırada hakaret etmesi durumunda, bu suçlar arasında fikri içtima (TCK m. 44) uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181710

Bu durumda, kural olarak fikri içtima hükümleri **uygulanmaz** ve sanık her iki suçtan da **ayrı ayrı (gerçek içtima)** cezalandırılır. Fikri içtimanın (TCK m. 44) uygulanabilmesi için, failin **tek bir fiil ile** kanunun birden fazla farklı hükmünü ihlal etmesi gerekir. Sanığın, polise karşı fiziki direnişte bulunması (itme, engelleme vb.) ile sözlü olarak hakaret etmesi, hukuken 'tek bir fiil' olarak kabul edilmez. Bunlar, aynı olay bütünlüğü içinde gerçekleşmiş olsalar da, ayrı ayrı iradi davranışlarla işlenen **iki farklı fiildir**. - **Direnme Eylemi:** Failin, kamu görevlisine görevini yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit kullanmasıdır. Bu, fiziki bir eylemdir. - **Hakaret Eylemi:** Failin, kamu görevlisinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmesi veya sövmesidir. Bu ise sözlü veya yazılı bir eylemdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Direnme eylemi sırasında sarf edilen hakaret içerikli sözler, direnme suçunun bir unsuru veya nitelikli hali değildir. Her iki suç, farklı hukuki değerleri (kamu idaresinin otoritesi ve kişinin şerefi) korur ve farklı eylemlerle işlenir. Bu nedenle, failin hem TCK m. 265'ten (görevi yaptırmamak için direnme) hem de TCK m. 125'ten (hakaret) ayrı ayrı cezalandırılması gerekir. Fikri içtimanın uygulanabileceği istisnai durum, direnme eyleminin bizzat hakaret içeren bir davranışla yapılması olabilir (örneğin, görevlinin yüzüne tükürmek hem bir hakaret hem de bir cebir eylemi olarak değerlendirilebilirse), ancak genel kural gerçek içtimanın uygulanmasıdır.