Bir boşanma davasında, tarafların eşit kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talebi kabul edilebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3942 E. sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin tarafları eşit kusurlu bularak kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmesi, Yargıtay tarafından neden bozulmuştur?
Hayır, tarafların boşanmada **eşit kusurlu** olduğunun tespit edilmesi halinde, yoksulluk nafakası talebi kabul edilemez. TMK m. 175, yoksulluk nafakası talep edebilmek için iki temel şart öngörmektedir: 1. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak. 2. **Kusuru daha ağır olmamak.** 'Kusuru daha ağır olmamak' ifadesi, nafaka talep eden tarafın ya **daha az kusurlu** ya da **eşit kusurlu** olmamasını, yani karşı taraftan daha az kusurlu veya kusursuz olmasını gerektirir. Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı uygulamasına göre, eşit kusur durumunda bu şart gerçekleşmemiş sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3942 E. sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) kararının Yargıtay tarafından bozulmasının sebebi, Yargıtay'ın kusur değerlendirmesinin BAM'dan farklı olmasıdır. BAM, tarafları eşit kusurlu bularak kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Bu, Yargıtay'ın 'eşit kusur halinde nafaka bağlanmaz' ilkesine aykırıdır. Ancak Yargıtay, olayı daha derinlemesine incelediğinde, BAM'ın erkeğe yüklediği 'boşanmak istemediğini söyleme' vakıasının kusur sayılamayacağına karar vermiş ve sonuçta kadının **tam kusurlu** olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay, bozma gerekçesini bu 'tam kusurluluk' durumuna dayandırmıştır: 'boşanmaya sebep veren olaylarda davalı-karşı davacı kadın tam kusurlu olup TMK m. 175'inci maddesinin koşulları somut olayda davalı-karşı davacı kadın yararına gerçekleşmemiştir.' Dolayısıyla, BAM eşit kusur kabul ederek hatalı bir şekilde nafakaya hükmetmiş, Yargıtay ise kusur durumunu daha da kadın aleyhine (tam kusurlu olarak) değiştirerek, nafaka talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu nedenle hükmü bozmuştur. Her iki halde de (ister eşit, ister tam kusurlu olsun), kadının nafaka alması mümkün değildir.