TMK m. 304, anneye babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak 'doğum giderleri', 'doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri' ve 'diğer giderleri' talep etme hakkı tanımaktadır. Bu taleplerin hukuki niteliği nedir? Çocuk ölü doğmuş olsa bile bu giderlerin talep edilebilmesinin gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181707

TMK m. 304'te düzenlenen bu taleplerin hukuki niteliği, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir tazminat değil, **kanundan doğan özel bir nafaka ve masraf alacağıdır**. Bu talepler, babanın, evlilik dışı bir ilişkiden doğan çocuğun annesinin gebelik ve doğum süreci nedeniyle uğradığı mali külfetlere katlanma yükümlülüğüne dayanır. Bu, babalığın doğal bir sonucu olarak kabul edilen kanuni bir borçtur. **Çocuk Ölü Doğmuş Olsa Bile Giderlerin Talep Edilebilmesi:** Bu hükmün temel gerekçesi, talep edilen giderlerin, **çocuğun sağ veya ölü doğmasından bağımsız olarak, annenin bizzat katlandığı masraflar ve yaşadığı zorluklar** olmasıdır. - **Doğum Giderleri:** Hastane masrafları, doktor ücretleri gibi giderler, doğumun sonucu ne olursa olsun anne tarafından yapılmıştır. - **Geçim Giderleri:** Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık (toplam on iki haftalık) süre, annenin gebelik ve lohusalık nedeniyle çalışamadığı ve özel bakıma ihtiyaç duyduğu bir dönemdir. Bu dönemdeki geçim masrafları, çocuğun yaşayıp yaşamamasından bağımsız olarak annenin katlandığı bir mali yüktür. - **Diğer Giderler:** Gebelik sürecindeki doktor kontrolleri, ilaçlar, özel beslenme gibi masraflar da aynı şekilde, çocuğun doğum sonucundan etkilenmeyen, gebelik süreciyle ilgili masraflardır. Kanun koyucu, bu düzenlemeyle, evlilik dışı ilişki sonucu gebe kalan ve doğum yapan kadını, bu sürecin getirdiği mali zorluklar karşısında korumayı amaçlamıştır. Bu koruma, çocuğun sağ doğup doğmamasından bağımsızdır, çünkü masraflar ve annenin yaşadığı mağduriyet her iki durumda da mevcuttur. Bu, babanın, eyleminin sonuçlarına katlanması ilkesinin bir gereğidir.