5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 25, 'Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz.' hükmünü amirdir. Bu kuralın istisnası var mıdır? Suça sürüklenen çocuğun eyleminin, aynı zamanda mağduru kamu olan bir suçu (örneğin, kamu malına zarar verme) oluşturması durumunda, Cumhuriyet Savcısı duruşmaya katılabilir mi?
5395 sayılı ÇKK m. 25'teki 'Cumhuriyet Savcısı duruşmada bulunmaz' kuralı, çocuk adalet sisteminin temel felsefesine dayanır. Bu felsefeye göre, çocuk yargılaması cezalandırıcı (retributive) değil, onarıcı ve eğitici (restorative) bir nitelik taşımalıdır. Duruşmada bir iddia makamının bulunmaması, yargılamanın daha az çekişmeli, çocuk odaklı ve onun yüksek yararını gözeten bir atmosferde geçmesini sağlamayı amaçlar. Ancak bu kural mutlak değildir ve önemli bir istisnası vardır. **İştirak Hali İstisnası:** Çocuğun, bir suçu **yetişkin bir sanıkla birlikte işlemesi** durumunda, yani iştirak halinde işlenen suçlarda, yargılamaların birleştirilmesi esastır. Bu durumda, yetişkin sanığın yargılaması genel hükümlere göre yapılacağı ve bu yargılamada savcının bulunması zorunlu olduğu için, birleştirilen dava nedeniyle Cumhuriyet Savcısı çocukla ilgili duruşmada da yer alır. Suça sürüklenen çocuğun eyleminin, aynı zamanda mağduru kamu olan bir suçu oluşturması (kamu malına zarar verme gibi), tek başına savcının duruşmaya katılması için bir gerekçe **değildir**. Kanundaki kural, suçun mağduruna göre değil, failin 'çocuk' olmasına göre konulmuştur. Mağduru kamu olan suçlarda, kamunun menfaatlerini ve iddiayı mahkemede temsil eden kişi hakimdir. Hakim, çocuğun eylemini ve kamunun zararını re'sen değerlendirir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21278 E. sayılı kararında da, çocuk mahkemesinde yapılan duruşmaya savcının katılması, kanunun emredici hükmüne aykırılık ve bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, tek istisna, yetişkinle birlikte işlenen suçlar nedeniyle yapılan birleşik yargılamalardır.