TMK m. 166 (evlilik birliğinin sarsılması) ile TMK m. 162 (pek kötü muamele) arasındaki temel fark, ispat ve sonuçları açısından nedir? Bir boşanma davasında, davacı hem pek kötü muameleye hem de evlilik birliğinin sarsılmasına dayanarak 'terditli' (kademeli) bir talepte bulunabilir mi? Bu durumda mahkeme talepleri hangi sırayla inceler?
İki boşanma sebebi arasındaki temel farklar şunlardır: **1. Boşanma Sebebinin Niteliği:** - **Pek Kötü Muamele (m. 162):** **Özel ve mutlak** bir boşanma sebebidir. 'Mutlak' olması, kanunda sayılan bu eylemin (zulüm ve işkence boyutunda fiziksel/ruhsal şiddet) ispatlanması halinde, hakimin ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını, yani ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğini araştırmasına gerek olmamasıdır. Eylemin varlığı, boşanma için yeterlidir. - **Evlilik Birliğinin Sarsılması (m. 166):** **Genel ve nispi** bir boşanma sebebidir. 'Genel' olması, her türlü geçimsizlik nedeninin bu kapsama girebilmesidir. 'Nispi' olması ise, davacı tarafından ileri sürülen bir olayın (örneğin, basit bir tokat, ilgisizlik) ispatlanmasının tek başına boşanma için yeterli olmamasıdır. Hakimin ayrıca, bu olayın ortak hayatı **sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarstığına** kanaat getirmesi gerekir. **Terditli Talep ve İnceleme Sırası:** Evet, davacı, dava dilekçesinde öncelikle özel boşanma sebebine, bunun kabul edilmemesi halinde ise genel boşanma sebebine dayanarak **terditli (kademeli)** bir talepte bulunabilir. Örneğin, 'Öncelikle davalının pek kötü muamelesi (TMK m. 162) nedeniyle boşanmamıza, bu talebimiz kabul görmezse, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) nedeniyle boşanmamıza karar verilsin' şeklinde bir talepte bulunabilir. Bu durumda mahkeme, **taleple bağlılık ilkesi** gereği, talepleri şu sırayla incelemek zorundadır: 1. Mahkeme, öncelikle **özel ve mutlak boşanma sebebi olan pek kötü muamele** iddiasını inceler. Eğer bu vakıanın varlığını ispatlanmış bulursa, başka bir inceleme yapmadan TMK m. 162'ye göre boşanmaya karar verir. 2. Eğer mahkeme, pek kötü muamele vakıasının ispatlanamadığı veya kanunun aradığı ağırlıkta olmadığı kanaatine varırsa, bu talebi reddeder ve davacının **ikinci (terditli) talebi olan evlilik birliğinin sarsılması** nedenini incelemeye geçer. Bu aşamada, pek kötü muamele olarak kabul edilmeyen olayı ve diğer tüm geçimsizlik iddialarını bir bütün olarak değerlendirerek, ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğini araştırır ve TMK m. 166'ya göre bir karar verir.