TMK m. 303, babalık davası için anneye 'doğumdan başlayarak bir yıllık' hak düşürücü bir süre öngörmektedir. Aynı madde, 'bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabileceğini' belirtmektedir. Bu 'gecikmeyi haklı kılan sebep' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Davalı babanın, anneyi evlenme vaadiyle oyalaması bu kapsamda bir sebep sayılabilir mi?
'Gecikmeyi haklı kılan sebep' kavramı, annenin bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmasını engelleyen, objektif veya sübjektif, onun kusurundan kaynaklanmayan ve dava açmasını fiilen veya hukuken imkansız kılan her türlü mazerettir. Bu kavram, hakimin somut olayın özelliklerine göre takdir edeceği, esnek bir kavramdır. Yargıtay içtihatlarında 'gecikmeyi haklı kılan sebep' olarak kabul edilen bazı durumlar şunlardır: - Davalının baskısı, tehdidi veya şiddeti nedeniyle annenin dava açmaktan korkması. - Annenin ağır hastalığı, akıl zayıflığı gibi sağlık sorunları. - Davalının kimliğinin veya adresinin annenin tüm çabalarına rağmen bulunamaması. - Davalının, anneyi sürekli olarak oyalayarak dava açmasını engellemesi. Davalı babanın, anneyi **evlenme vaadiyle veya çocuğu tanıyacağı vaadiyle sürekli olarak oyalaması**, Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde **gecikmeyi haklı kılan bir sebep** olarak kabul edilmektedir. Çünkü bu durumda anne, dürüstlük kuralına göre, davalının vaadini yerine getireceğine inanmakta ve bu nedenle dava açma ihtiyacı duymamaktadır. Davalının bu vaatleri, annenin dava açma iradesini sakatlayan veya erteleyen bir etki yaratmaktadır. Bu oyalama taktiği sona erdiğinde, yani davalının evlenmeyeceği veya çocuğu tanımayacağı kesin olarak anlaşıldığında, 'haklı sebep' ortadan kalkmış olur. Anne, bu tarihten itibaren **bir ay içinde** babalık davasını açarsa, davası süresinde açılmış kabul edilir.