Taksirle kaçmaya imkan sağlama suçu (TCK m. 294/8), görevlinin 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından' kaynaklanır. Bir infaz koruma memurunun, hastaneye sevk edilen ve yüksek kaçma riski bulunan bir hükümlüyü tek başına götürmesi ve bu sırada hükümlünün kaçması, bu suçu oluşturur mu? 'Dikkat ve özen yükümlülüğü'nün içeriği nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181692

Evet, bu durum TCK m. 294/8'de düzenlenen taksirle kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturabilir. 'Dikkat ve özen yükümlülüğü'nün içeriği, somut olayın özelliklerine, ilgili mevzuata (örneğin, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik) ve mesleki tecrübenin gerektirdiği genel hayat kurallarına göre belirlenir. Bu yükümlülük, objektif bir standart üzerinden değerlendirilir. Yani, 'aynı konumdaki, makul ve tedbirli bir infaz koruma memurunun ne yapması gerektiği' sorusu sorulur. Somut olayın değerlendirilmesinde şu unsurlar dikkate alınır: 1. **Hükümlünün Riski:** Yüksek kaçma riski bulunan bir hükümlü için alınması gereken güvenlik tedbirleri, sıradan bir hükümlüye göre daha fazladır. Bu riskin bilinmesi, görevlinin özen yükümlülüğünü artırır. 2. **Mevzuat ve Prosedürler:** İlgili yönetmelikler, riskli hükümlülerin sevki sırasında en az iki görevlinin bulunması, kelepçe takılması gibi özel prosedürler öngörebilir. Bu prosedürlere uyulmaması, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair güçlü bir karinedir. 3. **Objektif Öngörülebilirlik:** Tek bir görevlinin, yüksek riskli bir hükümlüyü, özellikle hastane gibi kontrolü zor bir ortamda, etkili bir şekilde kontrol altında tutmasının zor olduğu ve bir anlık dalgınlık veya saldırı sonucu kaçışın öngörülebilir bir netice olduğu kabul edilir. Bu nedenle, infaz koruma memurunun, mevzuata veya en azından mesleki tecrübenin gerektirdiği tedbirlere aykırı olarak, yüksek riskli bir hükümlüyü tek başına sevk etmesi ve bu durumdan yararlanan hükümlünün kaçması, 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık' olarak kabul edilir ve TCK m. 294/8'deki suçun unsurlarını oluşturur.