Bir boşanma davasında, ilk derece mahkemesi erkeğin davasını kabul etmiş, kadının karşı davasını reddetmiştir. Kadın, sadece kendi davasının reddine ve velayete ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunmuş, erkeğin davasının kabulüne yönelik bir itirazda bulunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, bu durumda erkeğin davasının kabulüne ilişkin hükmü inceleyip kaldırabilir mi? Bu durum 'taleple bağlılık ilkesi' açısından nasıl değerlendirilir? (Yargıtay 2. HD, 2023/3942 E.)
Hayır, Bölge Adliye Mahkemesi, bu durumda erkeğin davasının kabulüne ilişkin hükmü inceleyip kaldıramaz. Çünkü bu hüküm, davalı-karşı davacı kadın tarafından istinaf edilmeyerek **kesinleşmiştir**. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, istinaf ve temyiz incelemesi, sadece kanun yoluna başvuran tarafın dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve talepleriyle sınırlı olarak yapılır. Bu, **taleple bağlılık ilkesinin (HMK m. 26)** kanun yolu aşamasındaki bir yansımasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3942 E. sayılı kararında da bu durum açıkça vurgulanmıştır. Kadın, sadece kendi davasının reddi ve fer'ileri (nafaka, tazminat, velayet) yönünden istinafa başvurmuştur. Erkeğin davasının kabulüyle verilen boşanma kararına itiraz etmemiştir. Bu durumda, tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm, istinaf başvuru süresinin geçmesiyle birlikte kadın açısından kesinleşir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf edilmeyen bir konuda inceleme yapamaz. Kararda da belirtildiği gibi, 'erkeğin asıl davasındaki boşanmaya ilişkin hüküm kesinleşmekle, kadının karşı davadaki boşanma talebi konusuz kalmıştır'. Mahkeme, sadece kadının istinaf ettiği konuları (karşı davanın reddi, velayet vb.) inceleyebilir. Erkeğin davasının kabulüne ilişkin hükme dokunamaz. Bu, tarafların iradelerine ve usuli kazanılmış haklara saygının bir gereğidir.