Babalık davasında, TMK m. 302'de düzenlenen 'babalık karinesi', davalının çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında anne ile cinsel ilişkide bulunmuş olmasını babalığa karine saymaktadır. Bu karinenin hukuki niteliği nedir? Davalı, bu karineyi nasıl çürütebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181689

TMK m. 302'de düzenlenen babalık karinesi, **adi bir kanuni karinedir**. Adi karine olması, aksinin ispat edilebileceği anlamına gelir. Bu karine, ispat yükünü davalı (baba olduğu iddia edilen kişi) üzerine yükler. Yani, davacı anne veya çocuk, bu kritik dönemde (gebelik dönemi) cinsel ilişkinin varlığını ispat ettiğinde, mahkeme, aksi ispatlanana kadar davalının baba olduğunu varsayar. Davalı, bu karineyi iki temel yolla çürütebilir (TMK m. 302/2): 1. **Babalığın İmkansızlığını İspat Etmek:** Davalı, çocuğun babası olmasının **biyolojik olarak imkansız** olduğunu ispat etmelidir. Bunun en kesin ve yaygın yolu **DNA testidir**. DNA testi sonucunda babalığın reddedilmesi, karineyi kesin olarak çürütür. Bunun dışında, davalının o dönemde kısır olduğunu veya cinsel ilişkiye girmesini imkansız kılan bir durumda (askerlik, hapis, yurtdışında bulunma) olduğunu ispat etmesi de bu kapsamdadır. 2. **Üçüncü Bir Kişinin Baba Olma Olasılığının Daha Fazla Olduğunu İspat Etmek:** Davalı, babalığın imkansızlığını ispat edemese bile, annenin kritik gebelik döneminde başka bir erkekle de cinsel ilişkide bulunduğunu ve o kişinin baba olma ihtimalinin kendisininkinden **daha kuvvetli** olduğunu ispat ederek karineyi çürütebilir. Bu, daha zor bir ispat yoludur ve genellikle tanık beyanları, mesajlaşma kayıtları gibi yan delillerle desteklenmesi gerekir. Bu durumda mahkeme, hem davalıdan hem de baba olma ihtimali bulunan üçüncü kişiden DNA örnekleri alarak bir karşılaştırma yapabilir. Eğer üçüncü kişinin babalığı tespit edilirse, davalı aleyhindeki karine çürümüş olur.