HMK m. 368'in atıf yaptığı HMK m. 329/1, kötüniyetli temyiz halinde, karşı tarafın vekiliyle anlaştığı 'vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmının' ödenmesine karar verilebileceğini düzenlemektedir. Bu hükümde bahsedilen 'vekâlet ücreti', Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan maktu veya nispi vekalet ücreti midir, yoksa avukat ile müvekkili arasındaki serbestçe kararlaştırılan ücret midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181688

Bu hükümde bahsedilen 'vekâlet ücreti', AAÜT'ye göre hesaplanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen nispi veya maktu vekalet ücreti **değildir**. Bu, **avukat ile müvekkilinin kendi aralarında serbestçe kararlaştırdıkları akdi vekalet ücretidir**. HMK m. 329'un amacı, kötüniyetli bir dava veya kanun yolu başvurusu ile karşı tarafı haksız yere bir avukat tutmak ve ona ücret ödemek zorunda bırakan tarafı cezalandırmaktır. Bu nedenle kanun, sadece tarifeye göre hesaplanan ve genellikle gerçek ücretin altında kalan bir miktarı değil, karşı tarafın gerçekten cebinden çıkan avukatlık masrafının tamamının veya bir kısmının kötüniyetli tarafa yükletilmesini öngörmüştür. Maddenin devamında, 'Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.' denilerek, mahkemeye bu konuda bir denetim ve takdir yetkisi de verilmiştir. Bu, kötüniyetli tarafı, karşı tarafın avukatıyla yaptığı fahiş bir sözleşmenin sonuçlarına katlanmaktan korumayı amaçlayan bir güvencedir.