Tapu tahsis belgesine sahip olan bir hak sahibi, bu belgeden doğan hakkını noter senediyle üçüncü bir kişiye devretmiştir. Bu devrin hukuki niteliği ve geçerliliği nedir? Devralan üçüncü kişi, bu noter senedine dayanarak doğrudan idareye başvurup kendi adına tescil talep edebilir mi?
Tapu tahsis belgesinden doğan hak, mülkiyet hakkı değil, ileride şartları oluştuğunda mülkiyeti talep etme hakkı veren **kişisel bir haktır**. Kişisel haklar, Borçlar Hukuku prensipleri çerçevesinde devredilebilir. Hak sahibinin bu hakkını noter senediyle üçüncü bir kişiye devretmesi, hukuken bir **'alacağın devri (temliki)'** (TBK m. 183 vd.) niteliğindedir. Bu devir sözleşmesi, taraflar arasında **geçerlidir** ve devralan kişiyi, devredenin halefi (onun yerine geçen) konumuna getirir. Ancak, bu devrin doğrudan idareye karşı ileri sürülüp tescil talep etme hakkı verip vermediği, tapu tahsis belgesinin niteliği ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmelidir. **Devralanın Tescil Talep Hakkı:** Evet, devralan üçüncü kişi, bu geçerli devir sözleşmesine (noter senedine) dayanarak, idareye veya mahkemeye başvurup kendi adına tescil talep edebilir. Yargıtay, tapu tahsis belgesinden doğan kişisel hakkın devredilebileceğini ve devralanın, devredenin tüm haklarına sahip olacağını kabul etmektedir. Devralan, tapu tahsis belgesinin asıl sahibi gibi, tescil için kanunda aranan diğer şartları (ıslah imar planının yapılmış olması, tahsis bedelinin ödenmesi vb.) yerine getirmek kaydıyla, tescili kendi adına isteyebilir. Noter senedi, bu devir ilişkisini ispatlayan en güçlü belgedir. Ancak idare, tescil talebini reddederse, devralan kişi, elindeki noter senedini ve tapu tahsis belgesini delil olarak kullanarak mahkemede **tapu iptali ve tescil davası** açma hakkına sahiptir. Mahkeme, hem devrin geçerliliğini hem de tescilin diğer maddi şartlarının oluşup oluşmadığını birlikte değerlendirerek bir karar verecektir.