TCK m. 61 uyarınca hapis cezalarında yapılan artırım veya indirimlerde, yıl ve ayların birbirine dönüştürülmesi sırasında sanık aleyhine sonuç doğmaması ilkesi nasıl uygulanır? 5 yıl 10 ay hapis cezasından 1/3 oranında indirim yapılması sonucu bulunan 1 yıl 11 ay 10 günlük cezanın toplanması durumunda, neden 6 yıl 21 ay 10 gün gibi bir ifade kullanılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181674

Bu ilke, TCK m. 61/6'da yer alan 'Yıl, resmi takvime göre hesap edilir' hükmü ile 'Bir ay, otuz gündür' hükmü arasındaki potansiyel çelişkiden kaynaklanır ve Yargıtay tarafından sanık lehine yorumlanarak geliştirilmiştir. Bir resmi takvim yılı 365 gündür, oysa 12 ay (12x30) 360 gün yapar. Aradaki 5 günlük fark, özellikle toplama işlemlerinde sanık aleyhine sonuç doğurabilir. Yargıtay'ın benimsediği ilkeye göre, ceza hesaplamasında, özellikle **toplama işlemi yapılırken**, aylar yıla çevrilmez ve 24 ayı geçen ay miktarları dahi ay olarak ifade edilir. Bu, sanığın cezaevinde fazladan 5 gün (veya artık yıllarda 6 gün) kalmasını önlemek içindir. 5 yıl 10 ay hapis cezasına **1 yıl 11 ay 10 gün** eklendiğini varsayalım (bu bir artırım senaryosu olsun): - Normal matematiksel toplama: 5 yıl + 1 yıl = 6 yıl; 10 ay + 11 ay = 21 ay; 10 gün. Sonuç: 6 yıl 21 ay 10 gün. - Eğer 21 ayı, '1 yıl 9 ay' olarak çevirip toplarsak: 6 yıl + (1 yıl 9 ay) + 10 gün = 7 yıl 9 ay 10 gün. Bu ikinci hesaplama, sanık aleyhinedir. Çünkü 7 yıl (7x365) + 9 ay (9x30) + 10 gün = 2555 + 270 + 10 = 2835 gün yapar. Oysa ilk hesaplamada 6 yıl (6x365) + 21 ay (21x30) + 10 gün = 2190 + 630 + 10 = 2830 gün yapar. Arada 5 günlük bir fark oluşur. Bu nedenle, Yargıtay, özellikle **artırım (toplama) işlemlerinde**, aylar 12'yi veya 24'ü geçse bile yıla çevrilmemesini, sonucun '6 yıl 21 ay 10 gün' gibi bir ifadeyle kararda yer almasını ve infazın bu şekilde gün üzerinden yapılmasını kabul etmektedir. Bu, sanığın lehine olan hesaplama yöntemidir.