Yağma suçunda (TCK m. 148) etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinin uygulanabilmesi için failin 'pişmanlık' göstermesi ve 'zararı gidermesi' şartları aranır. Failin, suçu inkar etmesine rağmen, sırf ceza indirimi almak amacıyla 'ihtirazi kayıtla' (suçu kabul etmemekle birlikte) mağdurun zararını gidermesi halinde, bu hüküm uygulanabilir mi?
Bu durum, TCK m. 168'in ruhu ve lafzı açısından tartışmalı olsa da, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, failin suçu ikrar etmese dahi zararı tamamen gidermesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönündedir. Konu iki farklı bakış açısıyla ele alınabilir: **1. Kanunun Ruhu ve Lafzına Göre Yorum (Doktrindeki Bir Görüş):** TCK m. 168'in başlığı 'Etkin pişmanlık'tır. Bu, failin işlediği fiilin haksızlığını kabul edip bundan dolayı bir pişmanlık duymasını gerektirir. Maddenin gerekçesi de 'failin etkin pişmanlık göstermesi, yani suçu işlediğini kabul etmek suretiyle neden olduğu haksızlığın sonuçlarını ... ortadan kaldırmaya çalışmasıdır' diyerek bu iradeyi vurgular. Bu yoruma göre, suçu inkar ederken 'ihtirazi kayıtla' zararı gidermek, samimi bir pişmanlık iradesini göstermez. Bu sadece, yargılamanın sonucuna göre pozisyon alma ve ceza indirimi elde etme amaçlı bir taktiktir. Dolayısıyla, bu görüşe göre etkin pişmanlık uygulanmamalıdır. **2. Yargıtay'ın Pragmatik Uygulaması (Baskın Görüş):** Yargıtay, 'susma hakkı' ve 'kimsenin kendini suçlamaya zorlanamaması' gibi temel ceza muhakemesi ilkelerini de dikkate alarak, daha pragmatik bir yaklaşım benimsemektedir. Yargıtay'a göre, kanun maddesi zararın 'fail tarafından' giderilmesini aramaktadır. Fail, suçu ikrar etmese bile, zararı bizzat veya yakınları aracılığıyla tamamen gidererek kanunun aradığı objektif şartı yerine getirmiş olmaktadır. Mağdurun zararının giderilmesi, ceza adaletinin ve onarıcı adaletin temel hedeflerinden biridir. Failin suçu ikrar etmeye zorlanması, savunma hakkını zedeleyebilir. Bu nedenle, Yargıtay, failin ikrar edip etmediğine bakmaksızın, zararın tamamen giderilmiş olmasını indirimin uygulanması için yeterli görmektedir. Sonuç olarak, metinde de eleştirildiği gibi, uygulama 'failin pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınmaksızın... zarar ve ziyanının giderilmesi' halinde indirimin yapılması yönündedir.