Bir otoparka bırakılan aracın, otopark işletmecisi tarafından değil de, otoparkta çalışan bir vale tarafından çalınması durumunda, vale hakkında hangi suçtan soruşturma yapılmalıdır: Hırsızlık (TCK m. 141) mı, yoksa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) mi? Zilyetliğin kime devredildiği bu ayrımda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181658

Bu durumda vale hakkında **hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2)** suçundan soruşturma yapılması gerekir. Suçun hukuki nitelendirmesindeki kilit nokta, suç konusu mal (araç) üzerindeki zilyetliğin kime ve ne amaçla devredildiğidir. Araç sahibi, aracını otoparka bıraktığında, aracın muhafazası için zilyetliği hukuken **otopark işletmecisine (tüzel kişiliğe)** devretmektedir. Otoparkta çalışan vale, bu aracı teslim alırken işvereni (otopark işletmecisi) adına ve onun bir temsilcisi olarak hareket etmektedir. Yani vale, aracın zilyetliğini **kendi adına değil, hizmet ilişkisi gereği işvereni adına** devralmaktadır. Vale, işverenin zilyetliği ve koruması altında bulunan bu aracı çaldığında, aslında işverenine karşı olan sadakat ve güven yükümlülüğünü ihlal ederek, kendisine işi gereği kullanma veya yerini değiştirme imkanı tanınan bir malı zimmetine geçirmiş olur. Bu, hırsızlık suçunun 'başkasına ait zilyetlikten rıza dışı mal alma' unsurundan farklıdır. Çünkü vale, araca ulaşma ve onu kullanma imkanını, hizmet ilişkisinin kendisine sağladığı kolaylık sayesinde elde etmiştir. Zilyetlik, valeye kişisel olarak değil, görevi gereği tevdi edilmiştir. Bu nedenle eylem, işverenin güvenini kötüye kullanma niteliğindedir ve TCK m. 155/2 kapsamında değerlendirilmelidir. Eğer otoparkla hiçbir ilgisi olmayan üçüncü bir kişi otoparka girip aracı çalsaydı, bu eylem hırsızlık (TCK m. 142/1-b, muhafaza altına alınmış eşya hakkında) suçunu oluştururdu.