Basit cinsel taciz suçu (TCK m. 105/1) şikayete tabidir. Mağdurun, suçun işlenmesinden ve failin kimliğinden haberdar olduktan 6 ay sonra şikayette bulunması durumunda, bu şikayetin hukuki geçerliliği nedir? Bu süre hak düşürücü süre midir, yoksa zamanaşımı süresi midir?
Mağdurun, suçun işlendiğini ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay sonra yaptığı şikayetin hukuki bir geçerliliği yoktur. Çünkü TCK m. 73/1'de düzenlenen bu 6 aylık süre, bir **hak düşürücü süredir**, zamanaşımı süresi değildir. İkisi arasındaki temel farklar şunlardır: - **Hak Düşürücü Süre:** Kanunun, belirli bir hakkın kullanılması için öngördüğü, kesilmesi veya durması mümkün olmayan, kesin bir süredir. Bu süre içinde hak kullanılmazsa, hak tamamen ortadan kalkar. Mahkeme veya savcılık, bu sürenin geçip geçmediğini re'sen (kendiliğinden) dikkate almak zorundadır. - **Zamanaşımı Süresi (Dava Zamanaşımı):** Suç işlendikten sonra, kanunda belirtilen süreler içinde kamu davası açılmazsa veya açılmasına rağmen sonuçlandırılmazsa, devletin cezalandırma hakkının ortadan kalkmasıdır. Zamanaşımı süreleri daha uzundur (basit cinsel tacizde dava zamanaşımı 8 yıldır) ve belirli durumlarda (dava açılması, sorgu yapılması vb.) kesilebilir veya durabilir. Basit cinsel taciz suçunda, mağdurun şikayet hakkını kullanması bir dava şartıdır. Bu hakkın, fiil ve faili öğrenmeden itibaren 6 ay içinde kullanılması gerekir. Bu süre geçtikten sonra yapılan bir şikayet üzerine, Cumhuriyet savcısı 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' (KYOK) verir. Eğer dava açılmışsa, mahkeme 'davanın düşmesine' karar verir. Şikayet hakkı, 6 aylık hak düşürücü sürenin geçmesiyle birlikte sona ermiştir.