Anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde, senedin zilyetliğini iyi niyetle iktisap eden kişinin korunması ilkesi (TTK m. 489), senedin malikin rızası dışında elinden çıkması durumunda nasıl işler? Bu durumun, nama yazılı pay senedinin sahte ciro ile devrinden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181645

Hamiline yazılı pay senetleri, para veya çek gibi, üzerinde hak sahibinin kim olduğunun yazmadığı ve zilyetliğin (elde bulundurmanın) hak sahipliğine karine teşkil ettiği kıymetli evraklardır. Bu nedenle devirleri, senedin teslimi ile gerçekleşir (TTK m. 489). Senedin, malikin rızası dışında (çalınma, kaybolma vb.) elinden çıkması durumunda, senedi **iyi niyetle** (senedin önceki zilyedinin hak sahibi olmadığını bilmeden ve bilebilecek durumda olmadan) devralan üçüncü kişinin iktisabı korunur. Bu, Medeni Kanun m. 990'daki 'Hamiline yazılı senetler hakkında önceki zilyedin rızası olmasa bile, senedin zilyetliğini iyi niyetle edinen kimsenin kazanımı korunur.' hükmünün bir yansımasıdır. Yani, iyi niyetli üçüncü kişi, senedin mülkiyetini kazanır ve gerçek malik, senedi bu kişiden geri isteyemez. **Nama Yazılı Pay Senedinin Sahte Ciro ile Devrinden Farkı:** Nama yazılı pay senetleri, emre yazılı senetler gibi ciro ve teslimle devredilir. Ciro zincirinin kesintisiz olması gerekir. Eğer senet, sahte bir ciro ile devredilmişse, ciro zinciri kopmuş sayılır. Bu durumda, senedi devralan kişi **iyi niyetli dahi olsa mülkiyeti kazanamaz**. Çünkü emre yazılı senetlerde hak, ciro zinciri ile birlikte devredilir ve sahte imza hakkı devretmez. Gerçek malik, senedin iadesi için dava açabilir. Temel fark şudur: Hamiline yazılı senetlerde **zilyetlik** esas iken, nama (emre) yazılı senetlerde **kesintisiz ve geçerli ciro silsilesi** esastır. Hamiline senetlerde iyi niyetli iktisap korunurken, nama yazılı senetlerde sahte ciroya karşı iyi niyet korunmaz.