7445 sayılı Kanun ile CMK m. 308/A'da yapılan değişiklikle, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı Cumhuriyet Başsavcılığının sanık aleyhine itiraz edebilmesi hangi şarta bağlanmıştır? Bu değişikliğin 'olağanüstü kanun yolu' niteliğindeki bu kurumun işleyişine ve sanığın haklarına getirdiği en önemli yenilik nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181639

7445 sayılı Kanunla CMK m. 308/A'da yapılan değişiklik, BAM Cumhuriyet Başsavcılığının sanık aleyhine itiraz yetkisini önemli bir şarta bağlamıştır: **'kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunludur.'** Bu şart, başsavcılığın itiraz yetkisini keyfilikten uzaklaştırmayı ve sadece maddi veya hukuki açıdan bariz ve önemli hataların varlığı halinde bu yola başvurulabilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Değişikliğin getirdiği en önemli yenilikler şunlardır: 1. **Sanık Lehine Güvence:** Değişiklikten önce, başsavcılık herhangi bir sebep göstermeksizin sanık aleyhine itirazda bulunabiliyordu. Yeni düzenleme, bu yetkiyi 'esaslı hata' gibi objektif bir koşula bağlayarak, sanık lehine kesinleşmiş bir kararın kolayca değiştirilmesinin önüne geçmekte ve hukuki güvenlik ilkesini güçlendirmektedir. 2. **Cevap Hakkı ve Tebligat Zorunluluğu (Çelişmeli Yargı İlkesi):** Değişikliğin getirdiği en kritik yenilik, sanık aleyhine yapılan itirazın **sanığa veya müdafiine tebliğ edilmesi** zorunluluğu ve ilgililerin bu tebliğden itibaren **yedi gün içinde yazılı olarak cevap verebilme** hakkının tanınmasıdır. Bu, 'çelişmeli yargı' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin, olağanüstü bir kanun yolu olan başsavcılık itirazında da uygulanmasını sağlamaktadır. Değişiklikten önce sanık, aleyhindeki itirazdan ve dairenin bu itirazı incelediğinden haberdar olmadan kararı değişebiliyordu. Yeni düzenleme, sanığa savunma yapma ve kendi argümanlarını sunma imkanı tanıyarak adil yargılanma hakkını bu aşamada da güvence altına almaktadır.