Davanın tamamen ıslahı (HMK m. 180) ile kümülatif dava yığılması (HMK m. 110) arasındaki ilişkiyi, bir davacının tek bir dava dilekçesiyle hem tapu iptal tescil hem de tazminat talep etmesi senaryosu üzerinden açıklayınız. Davacı, yargılama sırasında tapu iptal tescil talebini tamamen tazminat talebine dönüştürmek isterse hangi usuli yola başvurmalıdır?
Kümülatif dava yığılması, davacının, aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya fiili bir bağlantı bulunan birden fazla talebini, aynı dava dilekçesinde bir araya getirmesidir. Örneğin, davacının hem tapu iptal-tescil hem de bu süreçteki zararı için tazminat talep etmesi HMK m. 110 kapsamında bir dava yığılmasıdır. Mahkeme her iki talebi de aynı davada inceler. Davanın tamamen ıslahı ise, davacının mevcut dava sebebini tamamen değiştirerek davasını farklı bir hukuki temele dayandırmasıdır. Senaryodaki davacı, yargılama sırasında tapu iptal ve tescil talebinden vazgeçip, davasını sadece tazminat talebine dönüştürmek isterse, başvurması gereken usuli yol **davanın tamamen ıslahıdır (HMK m. 180)**. Çünkü bu durumda davacı, davasının temelini (ayni hak talebini) bir alacak hakkı talebine dönüştürmektedir. Dava sebebi ve talep sonucu kökten değişmektedir. Bu ıslahla birlikte, tapu iptal ve tescil davasına ilişkin tüm usul işlemleri (keşif, tapu kayıtlarının celbi vb.) yapılmamış sayılır ve dava, yeni bir tazminat davası gibi görülmeye başlanır. Davacının, ıslah beyanından itibaren bir hafta içinde yeni talebini içeren bir dilekçe vermesi gerekir. Kısmi ıslah bu durum için uygun bir yol değildir, çünkü kısmi ıslah dava sebebini değil, mevcut dava içindeki belirli bir usul işlemini (örneğin talep miktarını artırma) düzeltir.