Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/1722 ve 2014/6392 sayılı kararlarında, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmemesi ve harcın yatırılmaması nedeniyle temyiz istemleri reddedilmiştir. Bu kararlarda atıf yapılan 21.05.1985 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'nın (İBK) uygulama alanı nedir ve somut olaylarda neden uygulanamamıştır?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin anılan kararlarında atıf yapılan 21.05.1985 gün ve 1984/5 E., 1985/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK), temyiz başvurusundaki şekil eksikliklerine ilişkin önemli bir esneklik getirmiş, ancak bu esnekliği belirli bir şartla sınırlamıştır. İBK'nın getirdiği çözüm şudur: Bir temyiz dilekçesi, harcı hiç yatırılmamış veya eksik yatırılmış olmasına rağmen, mahkeme kalemi tarafından **temyiz defterine kaydedilmişse**, bu başvuru geçerli kabul edilir ve mahkemenin, harç eksiğini tamamlaması için ilgili tarafa HMK m. 344 (eski HUMK m. 434/3) uyarınca bir haftalık kesin süre vermesi gerekir. Yani İBK, harç eksikliğini, başvurunun **temyiz defterine kaydedilmiş olması** şartıyla telafi edilebilir bir eksiklik olarak kabul etmiştir. Yargıtay'ın bahsi geçen kararlarında bu İBK'nın uygulanamamasının sebebi, somut olaylarda temyiz dilekçesinin **temyiz defterine hiç kaydedilmemiş** olmasıdır. Temyiz dilekçesi sadece mahkemeye havale ettirilmiş ancak usulün gerektirdiği kayıt işlemi yapılmamıştır. Yargıtay'a göre, temyiz defterine kayıt, başvurunun hukuken varlık kazanması için kurucu bir unsurdur. Bu kayıt yapılmadığı için, ortada İBK'nın koruyacağı veya HMK m. 344'ün işletileceği bir 'başvuru' hukuken mevcut değildir. Bu nedenle, hem temyiz defterine kayıt yapılmayan hem de harcı yatırılmayan başvurular, hiç yapılmamış sayılarak doğrudan reddedilmektedir. Bu durum, temyiz başvurusunda usuli şekil şartlarının ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.