Bir adi senetteki imzanın sahteliği iddiası üzerine mahkeme bilirkişi incelemesine karar vermiştir. İmzayı inkar eden taraf, mahkemenin isticvap (HMK m. 211/1-a) davetine mazeretsiz olarak katılmazsa, bu durumun bilirkişi incelemesi sürecine ve nihai karara etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181628

İmzayı inkar eden tarafın mahkemenin isticvap davetine mazeretsiz olarak katılmamasının çok ağır bir hukuki sonucu vardır ve bu sonuç, bilirkişi incelemesini gereksiz kılar. HMK m. 211/1-a'nın son cümlesi bu durumu açıkça düzenlemiştir: 'İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, **inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır**; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.' Bu hüküm, bir 'yasal karine' veya 'ikrar varsayımı'dır. Davetiyede bu ihtarın yapılmış olması koşuluyla, duruşmaya gelmeyen tarafın imza inkârı geçersiz hale gelir ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği varsayılır. Bu durumda: - **Bilirkişi İncelemesi Yapılmaz:** İmza ikrar edilmiş sayıldığı için, artık sahtelik iddiası ortadan kalkar ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmaz. Mahkeme, bu aşamadan sonra bilirkişi incelemesi kararı vermişse bile, bu kararından dönerek incelemeyi iptal eder. - **Nihai Karara Etkisi:** Mahkeme, davaya devam ederken o senedi artık geçerli bir delil olarak kabul eder. İmzanın inkâr eden tarafa ait olduğu varsayılarak, senedin içeriğindeki borç veya taahhütle ilgili olarak bir karar verilir. Yani, isticvaba gelmemek, imza inkârı iddiasından vazgeçmek ve senedi kabul etmekle eşdeğer bir sonuç doğurur. Bu nedenle, imza inkârında bulunan tarafın isticvap davetine uyması kritik öneme sahiptir.