Anonim şirketlerde, esas sözleşme ile nama yazılı payların devrine getirilen bir sınırlamanın (örneğin, 'sadece tıp doktoru olanlara devredilebilir' gibi) hukuki geçerliliği ve sınırları nelerdir? Şirketin, esas sözleşmedeki bu sebebe dayanarak bir devir talebini reddetmesi, TTK m. 493 açısından nasıl değerlendirilir?
Anonim şirketlerde, nama yazılı payların devri esas sözleşme ile sınırlandırılabilir (TTK m. 492). Bu, 'bağlam' veya 'sözleşmesel sınırlama' olarak bilinir. Bu tür bir sınırlama, şirketin yapısını, ortaklık kompozisyonunu veya ekonomik bağımsızlığını korumayı amaçlar ve hukuken geçerlidir. Sorudaki örnekte olduğu gibi, şirketin faaliyet alanı ile ilgili olarak pay sahiplerinin belirli bir meslek grubundan (tıp doktorları) olmasını öngören bir esas sözleşme hükmü, 'şirketin işletme konusu' ile ilgili önemli bir sebep olarak kabul edilebilir ve geçerlidir. Şirketin, bu hükme dayanarak tıp doktoru olmayan birine pay devrine onay vermeyi reddetmesi, TTK m. 493/1'e göre hukuka uygundur. Bu madde, borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylar için, 'Şirket, esas sözleşmede öngörülen önemli bir sebebi ileri sürerek veya devralana payların gerçek değerini ödemeyi teklif ederek onay istemini reddedebilir.' hükmünü içerir. Şirketin işletme konusunu ve ortaklık yapısını korumak, 'önemli bir sebep' olarak nitelendirilir. Ancak, bu yetkinin kullanımı keyfi olmamalıdır. Red kararı, dürüstlük kuralına (MK m. 2) aykırı olmamalı ve şirketin menfaatleri ile gerçekten ilişkili olmalıdır. Eğer bu sınırlama, belirli ortakların paylarını satmasını fiilen imkansız hale getirmek gibi kötü niyetli bir amaçla kullanılıyorsa, mahkeme tarafından geçersiz sayılabilir. Özetle, işletme konusuyla ilgili ve makul bir amaca hizmet eden esas sözleşme sınırlamaları geçerlidir ve şirket bu sebeplere dayanarak devri reddedebilir.