5275 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 10/2'de infaz hâkimine tanınan takdir yetkisinin (COVID iznindeki hükümlünün denetimli serbestliğe ayrılması) kullanılmasında, Anayasa m. 13'te düzenlenen 'Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması' ilkesinin rolü nedir? Metinde belirtilen, Adalet Bakanlığı duyurusu ile kanun hükmüne aykırı, kişi aleyhine bir uygulama yapılamayacağı argümanını bu ilke çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181625

Anayasa m. 13, temel hak ve hürriyetlerin (somut olayda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı) ancak **kanunla**, Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ölçülülük ilkesine aykırı olmayacak şekilde sınırlanabileceğini emreder. Bu, 'kanunilik ilkesi'nin en temel yansımalarından biridir. 5275 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi, belirli şartları taşıyan hükümlüler lehine bir infaz usulü getiren bir kanun hükmüdür. Metinde tartışılan konu, Adalet Bakanlığı'nın bir duyuru ile kanunun lafzından anlaşılan lehe durumu (örneğin, 31.07.2023 tarihini esas alma), daha daraltıcı bir şekilde (örneğin, 15.07.2023 tarihini esas alarak) yorumlamasıdır. Bu durum Anayasa m. 13 açısından şu şekilde sorunludur: 1. **Kanunilik İlkesinin İhlali:** Bir hakkın sınırlandırılması veya bir haktan yararlanma koşullarının daraltılması ancak kanunla yapılabilir. Adalet Bakanlığı'nın 'duyuru' veya 'genelge' gibi idari bir düzenleyici işlemi, normlar hiyerarşisinde kanunun altında yer alır ve kanunla tanınan bir hakkı daraltamaz veya kanunun lafzına aykırı şekilde yorumlayarak kişi aleyhine bir sonuç yaratamaz. 2. **Yürütmenin Yasama Yetkisini Gaspı:** Bakanlığın bu şekilde bir yorumla kanunu daraltması, yasama organının (TBMM) yetki alanına giren bir düzenlemeyi idari bir işlemle değiştirmesi anlamına gelir ki bu, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır. Metinde belirtilen argüman da tam olarak bu temele dayanmaktadır: Geçici Madde 10'da, lehe uygulamanın başlangıcı için 31.07.2023 tarihi işaret edilirken, Bakanlığın bir duyuru ile bu tarihi 15.07.2023 olarak belirleyip daha az kişinin bu haktan yararlanmasına neden olması, Anayasa m. 13'e aykırı olarak kişi hürriyetinin kanun dışında bir yöntemle (idari işlemle) ve aleyhe daraltılması anlamına gelir ve bu hukuken mümkün değildir.