6100 sayılı HMK m. 375/1-d'ye göre 'karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkması' bir yargılamanın iadesi sebebidir. Bu durumda HMK m. 377'de belirtilen üç aylık hak düşürücü süre ne zaman işlemeye başlar? Yargılamanın iadesini talep eden davalının, dayanak ilamın bozulduğunu ve ortadan kalktığını öğrenmesi yeterli midir?
HMK m. 377/1-d'ye göre, bu halde üç aylık hak düşürücü süre, yargılamanın iadesini talep eden tarafın, 'karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu' tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu, sübjektif bir başlangıç anıdır. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4131 E. sayılı kararında da görüldüğü üzere, bu 'haberdar olma'nın basit bir öğrenme olmaması gerekir. Hükmün, Yargıtay tarafından bozulması tek başına yeterli değildir; bozma sonrası yapılan yeniden yargılama neticesinde, ilk ilamın tamamen ortadan kalkması ve bu yeni kararın da kesinleşmesi gerekir. Süre, işte bu kesinleşmiş yeni karardan tarafın usulen haberdar olmasıyla başlar. Yargılamanın iadesi talebinin kabulü için sadece dayanak ilamın bozulmuş olması değil, o ilamın hukuki varlığının kesin olarak sona ermiş olması şarttır.