Yağma suçunda (TCK m. 148) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 168) uygulanması için 'mağdurun zararının giderilmesi' şartı aranmaktadır. Yağma eylemi teşebbüs aşamasında kalmış ve mağdurun herhangi bir maddi zararı doğmamışsa, failin samimi pişmanlık beyanları etkin pişmanlık indiriminden yararlanması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181613

TCK m. 168, lafzı itibarıyla 'zararın giderilmesi' şartını arasa da, suçun teşebbüs aşamasında kalması ve somut bir maddi zararın doğmaması durumunda, bu şartın aranması fiilen imkansızdır. Yargıtay uygulaması ve doktrindeki baskın görüş, bu gibi durumlarda 'etkin pişmanlık' kurumunun ruhuna ve amacına odaklanılması gerektiğini kabul eder. Kanun koyucunun amacı, suç sonrası olumlu davranış sergileyen ve suçtan pişmanlık duyan faili ödüllendirmektir. Eğer fail, eylemi teşebbüs aşamasında kalsa bile, yakalandıktan sonra samimi bir şekilde pişman olduğunu beyan eder, suçunu ikrar eder ve mağdurdan özür dilerse, fiili imkansızlık nedeniyle giderilecek bir zarar olmasa dahi, TCK m. 168'de öngörülen indirimden yararlanması gerektiği kabul edilmelidir. Aksi bir yorum, zararın doğmamasının failin aleyhine bir sonuç doğurması gibi hakkaniyete aykırı bir duruma yol açar.