İş hukukunda zorunlu arabuluculuk sürecinde varılan anlaşmanın hukuki niteliği nedir? Tarafların avukatları ile birlikte imzaladıkları 'anlaşma belgesi'nin icra edilebilirliği için hangi ek prosedür gereklidir ve bu belge hangi tür belgelere eşdeğer bir güç kazanır?
İş hukukunda zorunlu arabuluculuk sürecinde varılan anlaşmanın hukuki niteliği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesinde düzenlenmiştir. Tarafların ve avukatlarının birlikte imzaladığı **anlaşma belgesi**, kendi başına, taraflar arasında maddi hukuka ilişkin bir **sulh sözleşmesi** niteliğindedir. Ancak bu belgenin, icra daireleri aracılığıyla doğrudan icra edilebilmesi için ek bir prosedür gereklidir. Bu prosedür, anlaşma belgesine **icra edilebilirlik şerhi** alınmasıdır. **İcra Edilebilirlik Şerhi Alınması:** - Taraflar, arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini, uyuşmazlığın konusuna göre görevli olan mahkemeden (iş uyuşmazlıklarında İş Mahkemesi) talep edebilirler. - Mahkeme, bu talep üzerine dosya üzerinden bir inceleme yapar. İnceleme, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır. Mahkeme, esasa ilişkin bir yeniden yargılama yapmaz. - Eğer taraflar ve avukatları anlaşma belgesini birlikte imzalamışlarsa, bu şerhin alınması zorunlu değildir. Çünkü HUAK m. 18/4'e göre, 'Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, **icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.**' **Belgenin Kazandığı Güç:** İcra edilebilirlik şerhi alındıktan sonra veya taraflar ve avukatlarınca birlikte imzalandığında, arabuluculuk anlaşma belgesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde sayılan **ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belge** gücü kazanır. Bunun en önemli sonucu, bu belgeye dayanılarak **ilamlı icra takibi** yapılabilmesidir. Alacaklı, bu belge ile doğrudan icra dairesine başvurarak borçlu aleyhine haciz ve diğer takip işlemlerini başlatabilir. Ayrıca, ilam niteliğinde olduğu için, bu anlaşmanın kapsadığı konular hakkında taraflar yeniden dava açamazlar; belge, kesin hüküm (HMK m. 303) etkisi doğurur.