6100 sayılı HMK m. 365/2, temyiz dilekçesinin kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmesi halinde izlenecek usulü belirtmektedir. Bu hükmün temel amacı nedir ve bu usule uyulmamasının, örneğin bildirimin derhal yapılmamasının, temyiz edenin hakları açısından doğurabileceği riskler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181602

HMK m. 365/2'nin temel amacı, **usul ekonomisi ve kolaylık** sağlamaktır. Temyiz etmek isteyen tarafın, kararı veren ve belki de coğrafi olarak uzak olan mahkemeye gitmek yerine, kendi bulunduğu yerdeki mahkemeye dilekçesini vererek kanun yolu süresini kesebilmesini temin eder. Dilekçenin başka bir mahkemeye verilmesi halinde, o mahkemenin dilekçeyi temyiz defterine kaydedip durumu **derhal** kararı temyiz edilen mahkemeye bildirmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu bildirimin amacı, asıl mahkemenin, dosyanın temyiz edildiğinden haberdar olmasını sağlamak ve buna göre işlem yapmasını (örneğin, karşı tarafa tebliğ, Yargıtay'a gönderme hazırlıkları vb.) temin etmektir. Bu usule uyulmamasının, özellikle 'derhal bildirim' yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin, temyiz edenin hakları açısından doğurabileceği en önemli risk, **temyiz sürecinin gecikmesi ve buna bağlı hak kayıplarıdır**. Şöyle ki: 1. **Dosyanın Yargıtay'a Gönderilmesinin Gecikmesi:** Asıl mahkeme, temyizden haberdar olmadığı için dosyayı tekemmül ettirip Yargıtay'a göndermekte gecikebilir. Bu durum, yargılamanın uzamasına ve hakka daha geç kavuşulmasına neden olur. 2. **Karşı Tarafın Katılma Yoluyla Temyiz Hakkının Etkilenmesi:** Karşı taraf, temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edildikten sonra belirli bir süre içinde katılma yoluyla temyiz hakkını kullanabilir. Bildirimin gecikmesi, bu sürecin de gecikmesine ve usuli karışıklıklara yol açabilir. 3. **İcranın Durdurulması (Tehir-i İcra) Taleplerinde Sorunlar:** Temyiz eden taraf, icranın durdurulması talebinde bulunacaksa, dosyanın bir an önce Yargıtay'a gitmesi ve ilgili Daire'den karar alması kritik öneme sahiptir. Bildirimdeki gecikme, bu süreci de yavaşlatarak, temyiz eden aleyhine icra işlemlerinin devam etmesine neden olabilir. Temyiz süresi, dilekçenin yetkili olmayan mahkemeye verildiği anda kesilmiş olsa da, bildirimin gecikmesi sürecin sonraki adımlarını olumsuz etkileyerek fiili bir hak kaybına zemin hazırlayabilir.