Mühür bozma suçunda (TCK m. 203), suçun maddi unsurlarından biri 'mührün konuluş gayesine aykırı' hareket etmektir. Bir inşaatın, imara aykırılık nedeniyle belediye tarafından mühürlenmesinden sonra, müteahhidin fiziken mührü sökmeden, inşaatın iç kısımlarında faaliyete devam etmesi bu suçu oluşturur mu? Bu durumda 'mührün kaldırılması' unsuru gerçekleşmiş midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181600

Evet, bu eylem TCK m. 203'te tanımlanan mühür bozma suçunu oluşturur. Suçun oluşması için mührün fiziken kaldırılması, sökülmesi veya yırtılması şart değildir. TCK m. 203, suçu iki seçimlik hareketle tanımlamıştır: 1. Kanun veya yetkili makamın emri uyarınca konulmuş mührü **kaldırmak**. 2. Mührün konuluş amacına **aykırı hareket etmek**. İnşaatın mühürlenmesindeki amaç (gaye), hukuka aykırı olan inşaat faaliyetinin durdurulması ve durumun aynen muhafaza edilmesidir. Müteahhit, mührü fiziken yerinden sökmemiş olsa bile, inşaatın içinde (sıva, tesisat, boya vb.) çalışmalara devam ederek, mührün konuluş amacına, yani 'faaliyeti durdurma' amacına açıkça aykırı hareket etmiş olur. Madde gerekçesinde ve Yargıtay kararlarında (örneğin, YCGK E. 2017/210, K. 2018/691) da belirtildiği gibi, bu ikinci seçimlik hareketin gerçekleşmesi için mührün fiziken kaldırılması zorunlu değildir. Mührün sağlam bir şekilde yerinde duruyor olması, suçu ortadan kaldırmaz. Müteahhidin faaliyete devam etmesi, mührün koruduğu kamu otoritesinin iradesini hiçe saydığı için, suçun manevi unsuru olan kast da gerçekleşmiş olur. Dolayısıyla, 'mührün kaldırılması' unsuru fiziken gerçekleşmese de, 'mührün konuluş gayesine aykırı hareket etme' unsuru gerçekleştiği için mühür bozma suçu tamamlanmış olur.