Bir belgedeki imzanın sahteliği iddiası üzerine mahkeme, HMK m. 211 uyarınca isticvap ve istiktab aşamalarını tamamlamış ancak kesin bir kanaate varamayarak dosyayı bilirkişiye göndermiştir. Bilirkişi, mevcut imza örneklerini yetersiz bulursa ne yapabilir? Bilirkişinin, hakimin yetki alanına giren 'kusurluluk' konusunda bir değerlendirme yapması mümkün müdür?
Bilirkişi, imza incelemesi için kendisine sunulan karşılaştırma materyallerini (hem ilgili yerlerden getirtilen hem de mahkeme huzurunda alınanları) yetersiz bulursa, HMK m. 211/1-b'nin son cümlesi ona önemli bir yetki tanımıştır. Bu hükme göre, 'Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.' Bu durumda bilirkişi, mahkemeye bir ara rapor sunarak veya doğrudan talepte bulunarak, incelemenin sağlıklı yapılabilmesi için imza sahibinin kendi denetiminde ve belirleyeceği kriterlere göre (farklı hızda, farklı metinlerle vb.) yeniden imza örnekleri vermesini isteyebilir. Mahkeme bu talebi uygun görürse, ilgili tarafı bilirkişinin de bulunacağı bir ortamda yeniden imza atmak üzere davet eder. Bilirkişinin 'kusurluluk' konusunda bir değerlendirme yapması ise kesinlikle mümkün değildir. Taksirle ilgili TCK m. 22'nin gerekçesinde bu husus çok net bir şekilde vurgulanmıştır: 'Bilirkişinin yapacağı inceleme, işin tekniği ile sınırlı olmalıdır. Bunun dışında, bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamalıdır. Aksi yöndeki tutum, bilirkişilik görevinin sınırını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.' Dolayısıyla, bilirkişinin görevi, imzanın anılan şahsın eli ürünü olup olmadığına dair teknik ve bilimsel bir tespit yapmaktır. Bu tespitten yola çıkarak, imzanın sahte olmasından kimin 'kusurlu' olduğu, kimin sahteciliği yaptığı gibi hukuki ve normatif değerlendirmeleri yapmak tamamen hâkimin yetkisindedir.