Boşanma davalarında kusur belirlemesi yapılırken, bir eşin diğer eşin ailesine (kayınvalide, kayınpeder) karşı 'soğuk davranması' veya onlara 'anne-baba' diye hitap etmemesi, tek başına evlilik birliğini temelinden sarsan bir kusur olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3942 E. sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi bu konuda nasıl bir değerlendirme yapmıştır?
Bir eşin, diğer eşin ailesine karşı sadece 'soğuk davranması' veya onlara 'anne-baba' şeklinde hitap etmemesi, tek başına evlilik birliğini temelinden sarsacak nitelikte bir kusur olarak kabul edilmez. Bu tür davranışlar, eşler arasındaki sevgi ve saygı bağının zayıfladığını gösterebilirse de, boşanmaya hükmedilmesi için gereken 'ortak hayatın çekilmez hale gelmesi' (TMK m. 166) sonucunu doğuracak ağırlıkta değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, bu tür soyut ve tekil davranışların boşanma için yeterli kusur oluşturmadığı yönündedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3942 E., 2024/1978 K. sayılı kararında da bu husus ele alınmıştır. Karardan anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesi, kadının kayınvalidesi ve kayınpederine 'anne-baba' dememesini ve onlara soğuk davranmasını kadına kusur olarak yüklemiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı istinaf incelemesinde değerlendirirken, 'kadının kayınvalidesi ve kayınpederine ‘anne-baba’ şeklinde hitap etmediği şeklindeki davranışın evlilik birliğini temelinden sarsacak şekilde kusur olmaması nedeni ile davalı-karşı davacı kadına bu vakıanın kusur olarak yüklenmesinin yanlış olduğu' sonucuna varmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, bu davranışı kusur olmaktan çıkararak tarafların kusur durumunu yeniden değerlendirmiştir. Bu değerlendirme, Yargıtay içtihatları ile uyumludur. Eşin ailesine yönelik saygısızlık, ancak hakaret, aşağılama, şiddet gibi somut ve ağır eylemlerle gerçekleşirse boşanmada kusur olarak kabul edilebilir. Sadece soğuk davranmak veya belirli hitap şekillerini kullanmamak, kusur olarak nitelendirilmek için yeterli değildir.