TMK m. 301'e göre babalık davası, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Bu davanın kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu göz önüne alındığında, davayı açan çocuğun veya ananın yargılama sırasında ölmesi halinde, onların mirasçıları davaya devam edebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024/3256 E. sayılı kararı bu konuya nasıl bir açıklık getirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181583

Babalık davası açma hakkı, TMK m. 301 uyarınca ana ve çocuğa tanınmış, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar, kural olarak, hak sahibinin ölümüyle sona erer ve mirasçılarına geçmez. Bu nedenle, babalık davası açma hakkı bulunan ana veya çocuğun, bu davayı açmadan ölmesi halinde, onların mirasçıları sonradan bu davayı açamazlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2024 tarihli, 2024/3256 E., 2024/5054 K. sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Kararda, 'Babalık davasını açmak ve takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakka ilişkin olup, açıkça düzenlenmemişse hak sahibinin ölümü halinde mirasçılara geçmez. Bu nedenle çocuğun mirasçılarının dava açma hakkı bulunmamaktadır.' denilerek, çocuğun ölümünden sonra mirasçıları tarafından açılan babalık davasının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, eğer ana veya çocuk, hayattayken babalık davasını açmışsa ve yargılama devam ederken vefat ederse durum farklılaşır. Bu durumda, dava açmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olsa da, davanın mali sonuçları (nafaka, mirasçılık gibi) bulunduğu için, davacının mirasçılarının davaya devam etme hakkı olduğu kabul edilmektedir. Yani, dava açma hakkı mirasçılara geçmez, ancak açılmış bir davaya devam etme hakkı, davanın malvarlığına ilişkin sonuçları nedeniyle mirasçılara geçer. Yargıtay'ın bahsi geçen kararı, davanın açılmasından önceki duruma ilişkin olup, mirasçıların sıfırdan dava açma hakkının bulunmadığını vurgulamaktadır.