HMK m. 377 uyarınca yargılamanın iadesi (iade-i muhakeme) talebi için öngörülen üç aylık ve on yıllık sürelerin niteliği ve başlangıç anları arasındaki fark nedir? HMK m. 375/1-i bendinde düzenlenen AİHM kararına dayalı yargılamanın yenilenmesi talebinde bu süreler nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181578

HMK m. 377'de öngörülen üç aylık ve on yıllık sürelerin her ikisi de **hak düşürücü süre** niteliğindedir. Bu süreler geçtikten sonra yargılamanın iadesi talebinde bulunulamaz ve mahkeme bu süreleri re'sen (kendiliğinden) dikkate alır. Bu iki süre arasındaki temel fark, başlangıç anları ve işlevleridir: **1. Üç Aylık Süre (Sübjektif Süre):** - **Niteliği:** Bu süre, tarafın yargılamanın iadesi sebebini **öğrendiği tarihten** itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle sübjektif bir başlangıç anına sahiptir. - **Başlangıç Anları (HMK m. 377/1):** a) Mahkemenin usulsüz teşekkülünün **öğrenildiği** tarih, b) Yeni belgenin **elde edildiği** veya hilenin **farkına varıldığı** tarih, c) Ceza mahkumiyeti hükmünün **kesinleştiği** veya kovuşturmanın sonuçsuz kaldığının **öğrenildiği** tarih. **2. On Yıllık Süre (Objektif/Azami Süre):** - **Niteliği:** Bu süre, her halükarda, iade talebine konu olan hükmün **kesinleşmesinden itibaren** işlemeye başlayan mutlak ve azami bir süredir. Tarafın iade sebebini daha geç öğrenmesi bu süreyi uzatmaz. - **İşlevi:** Hukuki istikrarı sağlamak amacıyla konulmuş bir üst sınırdır. On yıl geçtikten sonra, iade sebebi yeni öğrenilmiş olsa bile talepte bulunulamaz. **AİHM Kararına Dayalı Yargılamanın Yenilenmesi (HMK m. 375/1-i ve m. 377/1-e):** Bu özel durumda, üç aylık sübjektif süre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin **kesinleşmiş kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten** itibaren başlar. On yıllık objektif süre ise yine, iadeye konu yerel mahkeme hükmünün kesinleşmesinden itibaren işlemeye devam eder. Ancak, HMK m. 377/2'de bu durum için özel bir ek kural getirilmiştir: Eğer AİHM kararına dayalı yargılamanın yenilenmesi talebi, on yıllık süreden sonra yapılacaksa, bu talep ilama (yerel mahkeme kararına) ilişkin genel **zamanaşımı süresi** (genellikle 10 yıl, TBK m. 146) içinde yapılabilir. Bu, AİHM ihlal kararlarının etkinliğini sağlamak amacıyla getirilmiş özel ve lehe bir düzenlemedir.