Yağma suçunda (TCK m. 148 vd.) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 168) uygulanabilmesi için aranan 'zararın giderilmesi' şartı, mağdurun zararının fail dışında üçüncü bir kişi tarafından veya soruşturma makamlarınca (örneğin, çalınan malın ele geçirilip iadesi) karşılanması durumunda nasıl yorumlanmalıdır? Failin samimi bir pişmanlık göstermesi bu durumda yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181576

TCK m. 168, etkin pişmanlık için failin, azmettirenin veya yardım edenin, mağdurun uğradığı zararı 'aynen geri verme veya tazmin suretiyle' gidermesini şart koşar. Maddenin lafzı, zararın giderilmesinde failin aktif bir rolünü aramaktadır. Ancak doktrin ve Yargıtay uygulaması, bu şartı katı bir şekilde yorumlamamaktadır. Soruda belirtilen durumlarda mesele şu şekilde ele alınmalıdır: 1. **Zararın Üçüncü Kişi Tarafından Giderilmesi:** Failin bilgisi ve rızası dahilinde, ailesi, arkadaşı gibi üçüncü bir kişi tarafından zararın giderilmesi halinde, failin de pişmanlık gösterdiği kabul edilirse, TCK m. 168 uygulanır. Burada önemli olan, zararın giderilmesinin failin pişmanlık iradesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmasıdır. 2. **Zararın Failin İradesi Dışında Giderilmesi:** Yağmalanan malın, failin yakalanmasıyla birlikte kolluk tarafından ele geçirilip mağdura iade edilmesi gibi durumlarda, failin zararı bizzat giderme imkanı fiilen ortadan kalkmıştır. Bu durumda, maddenin ruhuna ve 'etkin pişmanlık' kavramının özüne bakmak gerekir. Kanun koyucunun asıl amacı, suç sonrası olumlu davranış sergileyen ve pişmanlık duyan faili ödüllendirmektir. Eğer fail, yakalandıktan sonra suçu ikrar eder, malın yerini söyler ve mağdurun zararının giderilmesini istediğini samimi bir şekilde beyan ederse, yani pişmanlığını açıkça ortaya koyarsa, zararın giderilmesi fiilen mümkün olmasa bile TCK m. 168'in uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Fiili imkansızlık nedeniyle zararı gideremeyen ancak samimi pişmanlık gösteren failin, bu haktan mahrum bırakılması maddenin amacına aykırı olur. Dolayısıyla, failin samimi pişmanlık iradesi esastır. Zararın giderilmesi bu iradenin bir yansımasıdır. Giderme eylemi failin elinde olmayan sebeplerle gerçekleşmişse, samimi pişmanlık iradesinin varlığı halinde ceza indiriminden faydalanması hakkaniyete uygun olacaktır.