Bir otopark işletmecisi, muhafaza ve gözetim amacıyla kendisine teslim edilen bir aracı, araç sahibinin bilgisi ve rızası dışında şahsi işleri için kullanırsa, bu eylem TCK m. 155 kapsamında hangi fıkraya göre değerlendirilir ve suçun basit hali ile nitelikli hali arasındaki temel ayrım nedir?
Otopark işletmecisinin, muhafaza amacıyla kendisine teslim edilen aracı şahsi işleri için kullanması eylemi, TCK m. 155/2'de düzenlenen **nitelikli güveni kötüye kullanma** suçunu oluşturur. Suçun basit hali (m. 155/1) ile nitelikli hali (m. 155/2) arasındaki temel ayrım, fail ile mağdur arasındaki ilişkinin niteliğindedir. **Basit Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/1):** Bu fıkrada, malın 'muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliğinin devredilmesi' yeterlidir. Bu devir, ariyet, kira gibi sıradan bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanabilir. Soruşturması şikayete bağlıdır ve cezası daha hafiftir (altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası). **Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2):** Bu fıkranın uygulanabilmesi için suçun, 'meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında' işlenmesi gerekir. Bu halde, taraflar arasında basit bir sözleşme ilişkisinden öte, özel bir güven ilişkisi vardır. Otopark işletmeciliği, ticari bir faaliyet ve bir hizmet ilişkisidir. Araçlar, bu ticari hizmet ilişkisi gereği işletmeciye 'tevdi ve teslim edilmektedir'. Dolayısıyla, işletmecinin bu aracı devir amacı (muhafaza) dışında kendi yararına kullanması, TCK m. 155/2'deki nitelikli hali oluşturur. Bu suçun soruşturması re'sen (kendiliğinden) yapılır ve cezası daha ağırdır (bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası).