9. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin mecliste kabul edilen halinde, başlangıçta tartışılan infaz rejimine (ikinci kez mükerrir, 4/4 ceza indirimi, denetimli serbestlik) ilişkin düzenlemelerin akıbeti ne olmuştur? Paket, bu haliyle cezasızlık algısını ortadan kaldırma hedefine hizmet etmekte midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181569

9. Yargı Paketi olarak bilinen ve 7 Kasım 2024'te TBMM'de kabul edilen 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un nihai metninde, kamuoyunda en çok beklenti oluşturan ve tartışılan genel infaz rejimine ilişkin düzenlemeler **yer almamaktadır**. Özellikle, denetimli serbestlik sürelerinin uzatılması, ikinci kez mükerrir olan hükümlülerin koşullu salıverilme oranlarında değişiklik yapılması ve '4/4 ceza indirimi' olarak bilinen, cezasının tamamını kapalı cezaevinde geçirmesi gereken bazı suç faillerinin durumuna ilişkin lehe düzenlemeler, taslak aşamasından çıkarılmıştır. Dolayısıyla, paketin kabul edilen halinde genel bir af veya infaz indirimi söz konusu değildir. Paketin bu haliyle 'cezasızlık algısını ortadan kaldırma' hedefine hizmet edip etmediği tartışmalıdır. Bir yandan, pakette TCK'ya 'yeni bir casusluk suçu' eklenmesi gibi cezaları ağırlaştıran ve hakaret suçunda önödeme gibi bazı suçlarda kovuşturmayı zorlaştıran düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak, infaz rejiminde bir sıkılaştırmaya gidilmemesi ve özellikle cezaevinden erken tahliyeye imkan veren mevcut denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme oranlarına dokunulmaması, 'cezasızlık algısını ortadan kaldırma' hedefine yönelik kapsamlı bir adım atılmadığı yönünde eleştirilere neden olmaktadır. Paket, infaz hukuku boyutuyla mevcut durumu korumuş, bu alanda bir değişiklik getirmemiştir.