HMK m. 109'da düzenlenen kısmi dava ile HMK m. 107'de düzenlenen belirsiz alacak davası arasındaki temel farkları, özellikle zamanaşımının kesilmesi ve faiz başlangıcı konuları ekseninde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181564

Kısmi dava ve belirsiz alacak davası, alacağın tamamı yerine bir bölümünün talep edilmesi bakımından benzer görünse de, amaçları ve hukuki sonuçları itibarıyla temel farklar içerirler. Bu farklar özellikle zamanaşımı ve faiz konularında belirginleşir: **1. Dava Açma Şartı ve Amaç:** - **Kısmi Dava (HMK m. 109):** Alacaklı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan bir alacağın şimdilik sadece bir kısmını dava eder. Buradaki amaç, genellikle yargılama harç ve giderlerini düşük tutarak davanın sonucunu görmektir (pilot dava). Alacağın miktarı bellidir. - **Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107):** Alacaklı, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyemediği veya bunun kendisinden beklenemeyeceği durumlarda bu davayı açar. Amaç, yargılama sırasında (genellikle bilirkişi incelemesiyle) belirlenecek olan alacağın tamamını tahsil etmektir. **2. Zamanaşımının Kesilmesi:** - **Kısmi Dava:** Zamanaşımı, sadece dava dilekçesinde talep edilen kısım için dava tarihinde kesilir. Dava edilmeyen bakiye kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder. Davacı, bu bakiye kısmı daha sonra ıslah yoluyla talep ettiğinde, davalı zamanaşımı def'inde bulunursa, ıslah tarihindeki duruma göre zamanaşımı değerlendirilir. - **Belirsiz Alacak Davası:** Zamanaşımı, davanın açılmasıyla birlikte, sonradan artırılacak olan miktar da dahil olmak üzere **alacağın tamamı için** kesilir. Bu, belirsiz alacak davasının en önemli avantajıdır. **3. Faiz Başlangıcı:** - **Kısmi Dava:** Faiz, dava edilen ilk kısım için (borçlu daha önce temerrüde düşürülmemişse) dava tarihinden itibaren işler. Islah ile artırılan kısım için ise faiz, **ıslah tarihinden** itibaren işlemeye başlar. - **Belirsiz Alacak Davası:** Yargılama sırasında alacak miktarı belirlenip talep artırıldığında dahi, faiz **alacağın tamamı için ilk dava tarihinden** itibaren (veya temerrüt tarihinden) itibaren işler. Bu durum da alacaklı lehine önemli bir sonuç doğurur. Özetle, belirsiz alacak davası, alacağın miktarının belirsiz olduğu hallerde zamanaşımı ve faiz konularında alacaklıyı koruyan daha avantajlı bir dava türüyken; kısmi dava, miktarı belli alacaklarda daha çok bir usul ekonomisi aracı olarak kullanılır ve riskleri daha fazladır.