TCK m. 203'te düzenlenen mühür bozma (mühür fekki) suçunun oluşabilmesi için mühürleme işlemini yapan makamın yetkili olması şart mıdır? Elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesinden sonra, borcu nedeniyle elektriği kesilen bir abonenin sayacına özel elektrik şirketi tarafından takılan mührün sökülmesi, Yargıtay içtihatları ışığında bu suçu oluşturur mu?
Evet, TCK m. 203'te düzenlenen mühür bozma suçunun oluşabilmesi için en temel şartlardan biri, mühürleme işleminin 'kanun veya yetkili bir makamın emri uyarınca' yapılmış olmasıdır. Mühürleme yetkisinin kanuni bir dayanağının bulunması, suçun hukuka aykırılık unsurunun temelini oluşturur. Yetkisiz bir makam tarafından veya kanuni bir dayanak olmaksızın yapılan mühürleme işlemi 'yok' hükmündedir ve bu mührün kaldırılması mühür bozma suçunu oluşturmaz. Elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesinden sonra özel şirketler tarafından takılan mühürlerin durumu Yargıtay tarafından detaylıca incelenmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/1026 K. sayılı ve 13. Ceza Dairesi'nin 2017/9372 K. sayılı kararları gibi yerleşik içtihatlarda, özelleştirme sonrası özel hukuk tüzel kişisi statüsüne geçen elektrik dağıtım şirketlerine, kanunla açıkça mühürleme yetkisi verilmediği vurgulanmıştır. Anayasa ve kanuna dayalı kamusal bir yetki olmadan, özel bir şirketin yaptığı mühürleme işleminin kamu güvencesine haiz olmadığı kabul edilmektedir. İlgili kanunlarda (4046, 4628, 6446 sayılı kanunlar) bu şirketlere mühürleme yetkisi ve bu mühre aykırı davranışların TCK m. 203 kapsamında cezalandırılacağına dair bir hüküm bulunmadığından, özel elektrik şirketi tarafından takılan mührün sökülmesi mühür bozma suçunun yasal unsurlarını oluşturmaz. Bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekmektedir.