HMK Madde 345, istinaf başvuru süresini kural olarak 'ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle' başlatmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamındaki sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyeti kararlarında, komisyon müdürünün taraflara yaptığı 'bildirim' bu tebliğ niteliğinde midir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2074 E., 2017/4019 K. sayılı kararı bu konuyu nasıl aydınlatmıştır?
Hayır, Sigorta Tahkim Komisyonu müdürünün taraflara yaptığı 'bildirim', HMK Madde 345 anlamında bir 'tebliğ' niteliği taşımaz ve istinaf (veya temyiz) süresini başlatmaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2074 E., 2017/4019 K. sayılı kararında bu husus açıkça ortaya konmuştur. Kararda, 5684 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte komisyon müdürüne sadece 'bildirim' görevi verildiği, kararın 'tebliği' mahiyetinde kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır. Yargıtay'a göre, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin kıyasen uygulanacağı (5684 s. Kanun m. 30/23) ve temyize ilişkin usul ve esaslarda HMK hükümlerinin geçerli olduğu (m. 30/12) belirtilmiştir. Bu nedenle, itiraz hakem heyeti kararının, dosyanın gönderildiği görevli mahkeme tarafından Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekir. HMK Madde 345 uyarınca iki haftalık istinaf (veya kanunda belirtilen temyiz) süresi, ancak bu usulüne uygun tebliğin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla, komisyonun yaptığı bildirim sadece bilgilendirme niteliğinde olup, kanuni süreyi başlatan hukuki bir işlem değildir.