2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde sayılan 'asli kusur' halleri, ceza hukuku sorumluluğunun belirlenmesinde nasıl bir rol oynar? Bir sürücünün şeride tecavüz (KTK m. 84/g) ederek ölümlü bir kazaya sebebiyet vermesi, TCK açısından kusurun derecelendirilmesinde mutlak bir gösterge midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181554

KTK Madde 84'te sayılan asli kusur halleri, trafik kazalarında hukuki ve cezai sorumluluğun belirlenmesinde önemli bir karinedir ancak ceza hukuku açısından mutlak bir gösterge değildir. Bu haller, idari ve hukuki sorumluluk açısından kusurun varlığını ve ağırlığını belirlemede temel alınır. Ceza yargılamasında ise, TCK'nın kusur ilkesi (TCK m. 22/4) geçerlidir ve hâkim, bilirkişi raporlarındaki teknik tespitlerle bağlı olsa da kusur oranını ve derecesini serbestçe takdir eder. TCK Madde 22'nin gerekçesinde belirtildiği gibi, 'bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamalıdır.' Bir sürücünün şeride tecavüz ederek ölümlü kazaya neden olması, taksirle ölüme neden olma (TCK m. 85) suçunun 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık' unsurunu (TCK m. 22/2) güçlü bir şekilde ortaya koyar. Ancak bu, failin otomatik olarak tam kusurlu olduğu anlamına gelmez. Hâkim, diğer sürücünün veya maktulün (yayanın) bir kusurunun olup olmadığını, yol ve hava koşullarını, mücbir bir sebebin varlığını ve diğer tüm etkenleri bir bütün olarak değerlendirerek failin nihai kusur oranını belirler. Asli kusurlu olmak, genellikle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde ve bilinçli taksir (TCK m. 22/3) unsurlarının değerlendirilmesinde önemli bir faktör olarak dikkate alınır, fakat tek başına cezayı belirleyen mutlak bir kural değildir.