Ceza muhakemesinde, mağdurun veya şüphelinin/sanığın 'ayırt etme gücüne sahip olmaması' ifadesi ne anlama gelir ve bu durumun hukuki sonuçları nelerdir?
Ayırt etme gücüne sahip olmama, kişinin bir eylemin anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını bu algıya göre yönlendirme yeteneğinin zayıf veya hiç olmamasıdır. Bu durumun sonuçları şunlardır: a) Ayırt etme gücü olmayan mağdurun beyanı, delil olarak dikkatle değerlendirilir. b) Ayırt etme gücü olmayan tanık, CMK m. 50/1-b uyarınca yeminsiz dinlenir. c) Fiili işlediği sırada ayırt etme gücü olmayan sanığa, TCK m. 32 (akıl hastalığı) uyarınca ceza verilmez, hakkında güvenlik tedbiri uygulanır.