Bir mahkemenin verdiği 'iddianamenin iadesi' kararına karşı hem itiraz hem de 'hakimin reddi' talebinde bulunulması halinde, itirazı inceleyecek olan merciin izlemesi gereken usul nedir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2019/3275 sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır?
Hem itiraz hem de hakimin reddi talebinin birlikte yapılması durumunda, usulen **öncelikle hakimin reddi talebinin karara bağlanması** gerekir. Çünkü reddi istenen hakimin verdiği 'iddianamenin iadesi' kararının geçerliliği, öncelikle o hakimin o kararı verirken tarafsız olup olmadığına veya davaya bakmaya yetkili olup olmadığına ilişkin şüphenin giderilmesine bağlıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2019/3275, K. 2019/11768 sayılı kararında bu usul açıkça belirtilmiştir. Olayda, Cumhuriyet savcısı iddianamenin iadesi kararına itiraz ederken aynı zamanda kararı veren hakimin reddini de talep etmiştir. Dosyanın gönderildiği mercii olan Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, hem hakimin reddi talebini reddetmiş hem de iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazı kabul ederek iade kararını kaldırmıştır. Yargıtay, bu durumu hukuka aykırı bulmuştur. Karara göre, mercii mahkemenin CMK m. 22 ve devamı maddeleri uyarınca **sadece hakimin reddi talebi hakkında bir karar vermesi**, iddianamenin iadesine yönelik itirazı ise bu aşamada incelememesi gerekirdi. Hakimin reddi talebi kesin olarak karara bağlandıktan sonra, iddianamenin iadesine ilişkin itirazın ayrı bir usulle ve yetkili merci tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. İki talebin aynı kararda birleştirilerek karara bağlanması usule aykırıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-24-madde-cmk/)