Bir davada, yemin teklif edilen ve mahkemenin bulunduğu ilin sınırları içinde (farklı bir ilçede) oturan davalıya, istinabe yoluyla yemin davetiyesi çıkarılması hukuka uygun mudur? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1643, K. 2015/5813 sayılı kararında bu durum nasıl değerlendirilmiştir?
Hayır, hukuka uygun değildir. HMK m. 236, istinabe yoluyla yemin ettirmenin ancak yemin edecek kişinin mahkemenin bulunduğu **il dışında** oturması ve SEGBİS imkanının da bulunmaması halinde mümkün olacağını açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla, yemin edecek kişi mahkemenin bulunduğu il sınırları içinde, farklı bir ilçede dahi otursa, istinabe yoluna başvurulamaz. Bu durumda yemin davetiyesinin doğrudan davaya bakan mahkeme tarafından çıkarılması ve kişinin o mahkemeye gelerek yemin etmesi gerekir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1643, K. 2015/5813 sayılı kararında tam da bu durum ele alınmıştır. Davaya bakan Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi ile davalının ikamet ettiği Bor ilçesi aynı il (Niğde) sınırları içindedir. Buna rağmen mahkeme, Bor Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazarak istinabe yoluyla yemin davetiyesi çıkarmıştır. Yargıtay, bu durumu 'HMK’nın açık hükmü gereği aynı il sınırları içerisinde ikamet eden davalıya yemin davetiyesinin mahkemesince çıkarılması gerekirken; istinabe yoluyla tebligat çıkarılmış olması doğru değildir.' diyerek usule aykırı bulmuş ve kararı bu nedenle bozmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-236-yemin-edecek-kimsenin-mahkemenin-yargi-cevresi-disinda-olmasi.html)