CMK m. 226 uyarınca sanığa 'ek savunma hakkı' verilmesini gerektiren haller nelerdir? Suç vasfının sanığın lehine değişmesi durumunda da ek savunma hakkı tanınmalı mıdır?
CMK m. 226'ya göre, sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektiren haller şunlardır: 1. **Suçun Hukuki Niteliğinin (Vasfının) Değişmesi:** İddianamede anlatılan fiilin, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hukuken farklı bir suç tipi (örneğin hırsızlık yerine yağma, yaralama yerine öldürmeye teşebbüs) olarak nitelendirilmesi ihtimalinin ortaya çıkması. 2. **Cezanın Artırılmasını veya Güvenlik Tedbiri Uygulanmasını Gerektiren Haller:** İddianamede talep edilmeyen ancak duruşmada ortaya çıkan ve cezanın artırılmasına yol açacak bir durumun (örneğin, suçun nitelikli halinin varlığının anlaşılması, zincirleme suç veya tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti) veya cezaya ek olarak bir güvenlik tedbiri (örneğin, TCK m. 53 uyarınca hak yoksunluğu) uygulanması gerektiğinin anlaşılması. Suç vasfının sanığın **lehine** değişmesi durumunda da ek savunma hakkı tanınmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 2. CD - Karar: 2017/7713), ek savunma hakkı, sanığın sadece aleyhe durumlara karşı değil, ortaya çıkan yeni hukuki duruma karşı bütüncül bir savunma yapabilmesi için tanınan bir haktır. Sanık, lehe de olsa yeni suç vasfının unsurları, ispat durumu ve olası sonuçları hakkında savunma yapma, delil sunma veya lehe olan bu değişikliğin neden kabul edilmesi gerektiği yönünde beyanda bulunma hakkına sahip olmalıdır. Bu nedenle, suç vasfındaki değişiklik lehe de olsa aleyhe de olsa, sanığa CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesi bir zorunluluktur. (Kaynak: ayboga.av.tr/ek-savunma-nedir-cmk-226/)