Yemin verilmeyecek tanıklar ve yeminden çekinebilecek tanıklar arasındaki ayrımı CMK hükümleri çerçevesinde açıklayınız. Katılanın eşi bu kategorilerden hangisine girer ve dinlenmesi sırasında hangi usuli işlemlerin yapılması zorunludur? (Yargıtay 4CD Karar : 2021/11451)
Bu iki kategori arasındaki temel ayrım şudur: - **Yemin Verilmeyecek Tanıklar (CMK m. 50):** Kanun, bu kişilerin yemin etmesini yasaklamıştır. Mahkemenin bu konuda takdir hakkı yoktur. Bu kişiler (15 yaşından küçükler, ayırt etme gücü olmayanlar, suça iştirak şüphesi olanlar) mutlaka yeminsiz dinlenir. Bu, kamu düzenine ilişkin emredici bir kuraldır. - **Yeminden Çekinme Hakkı Olan Tanıklar (CMK m. 51):** Bu kişiler yemin etmekten muaf değildir, ancak yemin etmemeyi tercih etme hakkına sahiptirler. Mahkeme, dinlemeden önce bu kişilere 'yemin etmekten çekinebileceklerini' hatırlatmak zorundadır. Eğer bu hakkı kullanmazlarsa, yeminli olarak dinlenirler. Bu hak, tanığın kendi iradesine bağlıdır. **Katılanın eşi**, CMK m. 50'de sayılan yeminsiz dinlenecek kişiler arasında yer almaz. Aynı şekilde CMK m. 51'de sayılan yeminden çekinme hakkı olanlar arasında da sayılmamıştır (Yeminden çekinme hakkı, tanığın kendisi veya yakınları aleyhine tanıklık yapması ile ilgilidir, yemin etmemekle ilgili değildir). Katılanın eşi, CMK m. 45 uyarınca 'tanıklıktan çekinme' hakkına sahiptir, ancak bu, ifade vermekten tamamen çekinmektir, yemin etmemek değildir. Eğer tanıklıktan çekinme hakkını kullanmaz ve tanıklık yapmayı kabul ederse, kural olarak yeminli dinlenmesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/11451 K. sayılı kararında, katılanın eşinin CMK m. 50 ve 51 kapsamında olmadığı, dolayısıyla yeminsiz dinlenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, tanıklığın usulüne uygun yapılmamasından kaynaklanan bir bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-50-yemin-verilmeyen-taniklar.html)