Devletin yasal mirasçılığı hangi durumda söz konusu olur ve bu mirasçılığın, diğer yasal mirasçıların mirasçılığından temel farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180972

Devletin yasal mirasçılığı, mirasçılık hukukunda en son ihtimal olarak devreye girer. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, bir kişinin ölümü halinde, eğer: - Mirasbırakanın kan hısımlığına dayalı zümre sisteminde (altsoy, ana-baba ve onların altsoyu, büyükanne-büyükbaba ve onların altsoyu) **hiçbir yasal mirasçısı bulunmuyorsa**, - Hayatta olan bir **eşi veya evlatlığı yoksa**, - Ve mirasbırakan, terekesinin tamamı üzerinde bir **ölüme bağlı tasarrufta (vasiyetname veya miras sözleşmesi) bulunmamışsa**, mirasın tamamı **Devlet'e** kalır. Devletin mirasçılığının, diğer yasal mirasçıların mirasçılığından temel farkı, **borçlardan sorumluluğun niteliğindedir**. Normal yasal mirasçılar, 'külli halefiyet' ilkesi gereği, terekenin borçlarından kural olarak kendi kişisel malvarlıklarıyla da sorumlu olurlar. Oysa Devlet, mirasçı olduğunda sorumluluğu **tereke mevcudu ile sınırlıdır**. Yani Devlet, miras yoluyla kendisine geçen malvarlığının değerini aşan borçlardan sorumlu tutulamaz. Bu, Devlet'i korumaya yönelik istisnai bir düzenlemedir. (Kaynak: or.av.tr/mi%cc%87ras-hukuku-hakkinda-detayli-bilgi/)