Gizli tanık, çocuk veya suçtan etkilenmiş mağdur gibi özel statüdeki tanıkların dinlenmesinde 'doğrudan doğruyalık' ilkesi ve 'tanığa soru sorma hakkı' nasıl dengelenir? İlgili mevzuat hükümlerine atıfta bulunarak açıklayınız.
Özel statüdeki tanıkların dinlenmesinde, tanığın korunması ihtiyacı ile sanığın savunma hakları (doğrudan doğruyalık ve tanığa soru sorma hakkı) arasında bir denge kurulması gerekir. İlgili mevzuat bu dengeyi sağlamaya yönelik mekanizmalar öngörmüştür: - **Gizli Tanık:** 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu ve CMK m. 58 uyarınca, gizli tanığın kimliği deşifre olmadan dinlenmesi esastır. Ancak bu, sanığın soru sorma hakkını ortadan kaldırmaz. Gizli tanık, sesi ve görüntüsü değiştirilerek SEGBİS aracılığıyla duruşmada dinlenir. Sanık ve müdafii, sorularını mahkeme başkanı aracılığıyla veya hakimin uygun gördüğü başka bir yöntemle tanığa yöneltebilir. Böylece hem tanık korunur hem de sanığın savunma hakkı kısmen de olsa sağlanır. - **Çocuk veya Mağdur Tanık:** CMK m. 234 ve m. 236 uyarınca, özellikle cinsel suç mağdurları ve çocukların, sanıkla yüz yüze gelmelerinin yaratacağı travmayı önlemek için özel önlemler alınır. Bu tanıklar, adli görüşme odalarında (AGO) uzmanlar (psikolog, pedagog) eşliğinde dinlenebilir. Duruşma salonuyla SEGBİS bağlantısı kurulur, böylece sanık ve müdafii tanığı görmeden veya tanık onları görmeden, sorularını uzman veya hakim aracılığıyla yöneltebilir. Bu usul, tanığı ikincil örselenmeden korurken, sanığın soru sorma hakkının da dolaylı olarak kullanılmasını temin eder. Her durumda, bu tanıkların beyanları yegane veya belirleyici delil ise, savunma haklarına getirilen kısıtlamaları telafi edici ek güvencelerin (örneğin, ifadenin video kaydının izletilmesi, uzman raporları alınması vb.) sağlanması, adil yargılanma hakkı (İHAS m. 6) gereğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ihamin-dogrudan-dogruyalik-ilkesi-ile-ilgili-karari)