Bir bilirkişi raporunda, kamera görüntülerindeki şahsın 'çok kuvvetle muhtemel (%90 oranında)' sanığa ait olduğunun belirtilmesi, tek başına sanığın mahkumiyeti için yeterli bir delil midir? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/22177 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir içtihat ortaya koymuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180932

Hayır, tek başına yeterli bir delil değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/22177 E., 2022/16000 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde ortaya konulmuştur. Karara göre, bilirkişi raporunda kamera kaydındaki kişinin sanıkla '%90 oranında çok kuvvetle muhtemel' uyumlu olduğunun bildirilmesi, eğer başka delillerle desteklenmiyorsa, tek başına mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil olarak kabul edilemez. Yargıtay bu sonuca varırken, dosyada sanık aleyhine başka hiçbir delilin bulunmamasını (örneğin, teşhis, ikrar, başka maddi bulgu vb.) ve hatta görüntünün olaya aidiyetinin dahi tam olarak anlaşılamadığını göz önünde bulundurmuştur. Ceza mahkumiyetinin varsayımlara veya yüksek ihtimallere değil, her türlü şüpheden arındırılmış kesin bir ispata dayanması gerektiği ilkesi gereğince, yüzdesel bir benzerlik oranı, tek başına 'kesin delil' niteliği taşımaz. Bu nedenle, bu tür bir raporun varlığına rağmen, başka delil yoksa sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/ses-ve-fotograf-goruntu-kaydi-karsilastirma-ve-analizi.html)