Bir idari davada, davalı idarelerden birinin temyiz istemi süre aşımı nedeniyle reddedilmiş, diğer davalı idarenin temyizi ise süresindedir. Bu durumda mahkeme kararının hukuki akıbeti ne olur? Danıştay 11. Dairesi'nin E:2012/621, K:2013/13369 sayılı kararı bu duruma nasıl bir örnek teşkil eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180921

Bir davada birden fazla davalı varsa ve her biri ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunuyorsa, her birinin temyiz süresi kendi tebligat tarihine göre hesaplanır. Eğer davalılardan biri temyiz süresini kaçırırsa, o davalı açısından temyiz istemi süre aşımı nedeniyle reddedilir ve mahkeme kararı o davalı yönünden kesinleşmiş olur. Ancak diğer davalının temyiz başvurusu süresindeyse, Danıştay bu davalının temyiz istemini esastan inceler. Danıştay 11. Dairesi'nin E:2012/621, K:2013/13369 sayılı kararında tam da bu durum yaşanmıştır. Davalı idarelerden Ankara Valiliği temyiz dilekçesini 30 günlük yasal süre geçtikten sonra vermiş, bu nedenle Valiliğin temyiz istemi süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Diğer davalı idare olan Sağlık Bakanlığı'nın temyiz istemi ise süresinde olduğu için esastan incelenmiş ve mahkeme kararı onanmıştır. Sonuç olarak, süre aşımı nedeniyle reddedilen tarafın temyiz itirazları incelenmezken, süresinde başvuran diğer tarafın itirazları esastan karara bağlanır. Kararın hukuki akıbeti, temyiz başvurusunda bulunan taraflar açısından ayrı ayrı değerlendirilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-46-madde-iyuk/)