TCK m. 290/2'de geçen '...hırsızlık... suçuna ilişkin hükümler uygulanır' şeklindeki atıf, hırsızlık suçunun sadece temel şeklini mi yoksa nitelikli hallerini de kapsar mı? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/37 sayılı kararında bu konuda nasıl bir yorum benimsenmiştir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/37 sayılı kararında, TCK m. 290/2'de yapılan atfın, ilgili suç tipinin (hırsızlık, yağma vb.) tüm unsurlarını ve nitelikli hallerini de kapsadığı kabul edilmiştir. Karara göre, kanun koyucunun '...suçuna ilişkin hükümler uygulanır' ifadesi, sadece suçun basit şekline değil, o suç tipine dair tüm düzenlemelere (teşebbüs, iştirak, nitelikli haller vb.) bir yollama niteliğindedir. Somut olayda sanık, haczedilerek yediemine teslim edilen aracı, haksız yere elinde bulundurduğu yedek anahtar ile çalıştırarak götürmüştür. Bu eylem, TCK'nın 142. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen 'haksız yere elde bulundurulan anahtarla' işlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla, TCK m. 290/2'deki atıf gereğince sanığın eylemi, basit hırsızlık olarak değil, TCK m. 142/2-d'deki nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilmelidir. Bu kabul, atfın geniş yorumlanması gerektiğini ve ilgili suçun tüm yasal çerçevesinin uygulanacağını göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/resmen-teslim-olunan-hacizli-rehinli-mala-elkonulmasi-ve-bozulmasi-sucu.html)