İşçinin, amirine yönelik sözlü veya fiili bir eyleminin 'sataşma' olup olmadığı değerlendirilirken, amirin tahriki veya işçinin eyleminin tepkisel bir hareket olması feshin haklılığını etkiler mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/331, K. 2019/633 sayılı kararında bu durum nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180873

Evet, etkiler. İşçinin eyleminin sataşma olup olmadığı değerlendirilirken olayın bir bütün olarak ele alınması, özellikle eyleme neden olan önceki olayların (tahrik) ve eylemin niteliğinin (tepkisel olup olmadığı) dikkate alınması gerekir. İşveren tarafından yapılan feshin haklı olabilmesi için, işçinin davranışı ile uygulanan fesih yaptırımı arasında bir orantı bulunmalıdır (ölçülülük ilkesi). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/331, K. 2019/633 sayılı kararında bu ilke somut bir şekilde uygulanmıştır. Olayda davacı işçi, mazeretli olmasına rağmen hakkında devamsızlık tutanağı düzenleyen grup başı amirine 'a..na koycam işinin' şeklinde sözler söylemiş ve amirini itmiştir. Yargıtay, bu olayı değerlendirirken şu sonuca varmıştır: - İşçinin küfürlü sözü, doğrudan amirine yönelik bir hakaret değil, haksız bir işleme (mazeretine rağmen tutanak tutulması) karşı bir **serzeniş** niteliğindedir. - İşçinin amirini itme eylemi ise, ilk tartışmadan sonra işine dönmüşken amirinin tekrar yanına gelip tartışmayı sürdürmesi üzerine, 'git başımdan işimi yapayım' anlamında **tepkisel bir harekettir**. Bu nedenlerle, işçinin davranışlarının işveren vekilinin (amirin) haksız eylemi ve tahriki sonucu gerçekleştiği, bu nedenle sataşma niteliğinde olmadığı ve feshin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir. Bu karar, sataşma fiilinin değerlendirilmesinde tahrik ve ölçülülük ilkelerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/satasma-nedeniyle-is-sozlesmesinin-feshi/)