Asıl işveren ile alt işverenin, alt işverenin işçilerinin işçilik alacaklarından ve iş kazalarından doğan sorumluluğunun hukuki niteliği nedir? İlgili kanun maddelerine ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #180830

Asıl işveren ile alt işverenin sorumluluğu, hem işçilik alacakları hem de iş kazaları bakımından **müteselsil sorumluluktur**. 1. **İşçilik Alacakları Bakımından Sorumluluk:** 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası, '...asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile **birlikte sorumludur**.' demektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2008/23429 E. sayılı kararı gibi yerleşik içtihatlarında, kanundaki bu 'birlikte sorumluluk' ifadesinin 'tam teselsül' yani **'müşterek ve müteselsil sorumluluk'** olarak anlaşılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu, alt işveren işçisinin, ücret, fazla mesai, kıdem, ihbar tazminatı gibi tüm işçilik alacakları için hem alt işverene hem de asıl işverene birlikte veya ayrı ayrı başvurabileceği, birinden tahsil edemediği kısmı diğerinden talep edebileceği anlamına gelir. 2. **İş Kazaları Bakımından Sorumluluk:** 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12. maddesinin 6. fıkrası da, asıl işverenin, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden (iş kazası ve meslek hastalığı dahil) dolayı alt işveren ile **birlikte sorumlu** olduğunu düzenler. Yargıtay içtihatları, bu sorumluluğun da müteselsil sorumluluk olduğunu kabul etmektedir. Bu, iş kazası geçiren alt işveren işçisinin, maddi ve manevi tazminat talepleri için hem asıl işverene hem de alt işverene karşı dava açabileceği anlamına gelir. (Kaynak: kalemci.av.tr/yargitay-kararlari-isiginda-alt-isverenlik/)